Özdeyiş, vecize, aforizma ya da özlü söz; düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Kimi zaman motto, kelamıkibar ve ülger olarak da anılırlar. Özdeyişlerin söyleyeni genellikle bellidir; ancak bazı sloganlaşmış özdeyişlerin kim tarafından yaratıldığı bilinmeyebilir.
Aynı TDK'ya göre “gezgin” ise Türkçe kökenli bir sıfat olup “gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah” anlamına gelmektedir. Türkçe kökene sahip gezgin sıfatının kökü gez-mek fiilidir.
KALIPLAŞMIŞ İFADELER
Kalıplaşmış sözler deyimler, atasözleri ve ikilemeler gibi “kalıplaşmış” dil birimleridir.
Eskiden seyahat edenlere gezgin denirken şimdi ise seyahat etmek yaygınlaştığı için bu kişilere turist denmiştir.
Aynı TDK'ya göre “gezgin” ise Türkçe kökenli bir sıfat olup “gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah” anlamına gelmektedir. Türkçe kökene sahip gezgin sıfatının kökü gez-mek fiilidir.
Farklı bir tanıma göre; “tatil, eğlence, sağlık, din, spor gibi çeşitli nedenlerle para kazanma amacı olmaksızın ve sürekli yerleşmemek kaydıyla seyahat eden, seyahatin sonunda yaşadığı yere geri dönen kişiye” turist denir.
Yurtta sulh, cihanda sulh. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. Egemenlik verilmez, alınır. Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
Geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlere atasözü denir. Türkçe'de "sav" ve "irsal-i mesel" olarak da adlanılır.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir. Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir. Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
Kalıp sözler de, atasözleri, deyimler ve ikilemeler gibi kalıplaşmış dil birimleridir. Bunlardan bir kısmı, atasözleri ve bazı deyimler gibi tamamen donmuş, değişti- rilemeyecek, ekleme veya çıkarma yapılamayacak bir yapıya sahiptir.
Atasözleri adı üzerinde, atalarımızdan günümüze kadar ulaşan, belli bir yargı içeren, söyleyeni belli olmayan düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir.
Edebiyat ve Anonim: Sözlü edebiyatın hikâye, masal, fıkra, şiir ve efsane gibi ürünlerinin çoğunun yazarı/söyleyeni belli olmadığı için bunlara anonim adı verilir.
Gezgin, günlük yaşamda bulunduğu yerin dışına çıkarak farklı kültürler ve yöreleri keşfeden kişilere denmektedir. Gezgin olanın amacı gezip, görmek, kültürleri ve coğrafyaları tanımaktır. Kendileri gezgin, seyyah ya da gezici olarak da tanımlanabilmektedir.
Bu atasözü, farklı deneyimler yaşayan ve birçok yer gören kişilerin, geniş bir bilgi ve deneyime sahip olacağını belirtir. Yani, farklı yerleri ve kültürleri tanımak, kişiyi bilgili ve deneyimli kılar.
Denir
Kadın baristaya ne denir
Ailemizin tarihini büyüklerimizin anlattıkları ile öğrenmeye sözlü tarih de..
Guru kime denir
Kahve yapana ne denir
Uyanık kime denir
Gizli mesaj vermeye ne denir
Görüldü atınca ne denir
Pazen kumaşa ne denir
Euro kuruşa ne denir
Allah ile iletişim kurmaya ne denir
Zahid Kime Denir
Asker birliğine ne denir
Proje yürütücüsü ingilizce nasil denir
Ambulansta çalışanlara ne denir
Hint hükümdarına ne denir
Allah'a inanıp dinlere inanmayana ne denir
135 derece açıya ne denir
Karavan neye denir
Yakin arkadaş ne denir
Aşure yapınca ne denir
12 sıfırlı sayıya ne denir
Boyunlu kazaklara ne denir
Umreye giden birine ne denir
Birim zamanda harcanan enerjiye ne denir
Askerden dönene ne denir
Suyu çeken maddelere ne denir
Tıpta ölüye ne denir
Tâlim ne denir
Boşboğaz insana ne denir
Karışık renkli ne denir
Yedek lastik ne denir
Çalışmadan sigorta ödenir mi
Balyoz kime denir
Boğazlı kazağa ne denir
Akdenize neden akdeniz denir
Can özüm kimlere denir
Sultanım diye kime denir
Çingene diye kime denir
Golf çantası taşıyan kişiye ne denir
Kağıt kesme sanatına ne denir