Osmanlılar'da yelkenli gemilerin savaşçı neferlerine verilen ad. Osmanlı askerî teşkilâtında kara ve deniz hafif piyadeleri için kullanılan bir tabir.
Ön ad. [1] Uzun. [2] (mecaz) Boylu boslu, yakışıklı (kimse).
bazı kaynaklara göre; padişah 1. levent ve torununun torunu 4. levent'in yaptığı büyük çalışmalar neticesinde isimlerinin bu muhitlere verildiği, 2. ve 3. levent'in ise vasat padişahlar olmaları sebebiyle bu gururu yaşayamadıkları rivayet ediliyor.
Denizcilik tarihimizin belirgin bir figürüdür “levent”. “Denizlerin aslanı, elinde palası ile güverteden güverteye uçup düşmana aman vermeyen bir yiğit deniz savaşçısı; deniz eri” gibi bir anlam kazanmış sözcük zamanla.
Levent ismi, Kur'an'da geçmez. Türkçe kökenli ve kültürel bir terim olması nedeniyle, bu isim İslami bir metinde yer almaz.
Levanten ya da argo tabiri ile Tatlısu Frenki, Osmanlı Devleti içinde özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanları tanımlamak için kullanılır.
Levent sözcüğünün müspet ve menfi birçok anlamı bulunmaktadır: “1. Yeniçeri devrinde deniz erlerine verilen ad. 2. Vaktiyle Venediklilerin Şark memleketlerinden maaşla topladıkları bahriye askeri.
levent - Nişanyan Sözlük. Farsça lavand لوند “işsiz güçsüz, boş gezen, başıbozuk” sözcüğünden alıntıdır.
Vezir veya beylerbeyilerin yanlarında bulundurdukları kuvvetler sekban, sarıca, gönüllü gibi levent tabiriyle de anılmıştır. Şahıslara ve onların görevlerine bağlı bu güçler köklü olmadığı için çabuk ve kolay dağılmaya uygun bir yapı gösterirdi.
Levent semti, 1950'li yıllarda Emlak ve Kredi Bankası'nın yaptırdığı toplu konut projeleriyle tanımlanmıştır. 1950 yılında tamamlanan ilk kısım evler Levent'in çekirdeğini oluşturmuş, bundan sonra yapılan 3 kısım konut, 2. Levent, 3. Levent ve 4. Levent adlarıyla anılmaya başlanmıştır.