Gösterişle aldatmak, bir şeyi iyi gibi göstermek, kandırmak, yanıltmak.
Birinin gözlerini boyamak, ona yanıltıcı bir izlenim vermek anlamına gelir. Bu izlenim, gerçekliğe uygun olmayabilir veya gerçek durumu yansıtmayabilir. "Göz boyamak" deyimi, genellikle başkalarını etkilemek veya kandırmak amacıyla kullanılır.
Veri tabanında tespit edilen deyimlerden gözünü dört açmak, gözünden kaçmak/kaçırmamak, gözü (birinin, bir şeyin) üzerinde olmak, göz kesilmek, göze çarpmak, gözlüye gizli olmamak, dört gözle bakmak, deyimleri bu kategori içinde değerlendirilebilir.
Göz boyayan kişilere hilekar, yalancı, düzenbaz, sahtekar ve şarlatan denir.
risk almadan hiç bir şey elde edilemez görüşüyle yola çıkmak.
ödü sıt-/ödü sıd- 'çok korkmak' deyiminin asıl anlamı 'ödü patlamak' yani hastalıkla alâkalı bir durum belirtirken zamanla halk arasında 'çok korkmak' anlamına bürünmüştür.
Sabrı taşmak DEYİMİ AÇIKLAMASI
Katlanamaz, dayanamaz, sabredemez olmak; tahammül gücü kalmamak.
Bu durumun farkında olan insanoğlu değerli şeyleri anlatırken göze benzetir. Ku şĭri pek (Göz boncuğu gibi) “kıymetli, değerli” anlamındaki deyimin bir benzeri de Türkiye Türkçesinde vardır. Türkiye Türkçesinde de “değerli, kıymetli” şeyler için “göz bebeği” kullanılır.
Kumar köz 'Arzu gözlü.) İnce bakışlarıyla karşıdaki kişiyi kendine çeken çok güzel ve akıllı kadınlara yönelik kullanılır.
tdk sözlüğünde "herhangi birileri" diye tanımladığı deyim. bizim köylüler "kilimcinin kör hasan" diyorlar. g.o.r.a'da cem yılmaz "kilimcinin köroğlu" demiş. "kim?" sorusuna cevap olarak verilir.