[1] Birini uzun süre istekle ve hasretle beklemek. Gelmesi umutla beklenen kişi için söylenir.
Gözü yolda (yollarda) kalmak (olmak) DEYİMİ AÇIKLAMASI
birinin gelmesini merak, istek veya özlemle beklemek.
Veri tabanında tespit edilen deyimlerden gözünü dört açmak, gözünden kaçmak/kaçırmamak, gözü (birinin, bir şeyin) üzerinde olmak, göz kesilmek, göze çarpmak, gözlüye gizli olmamak, dört gözle bakmak, deyimleri bu kategori içinde değerlendirilebilir.
(bir şeye) gözü gitmek DEYİMİ AÇIKLAMASI
bir şeyi istemeden görmek, elinde olmayarak bakmak.
Gözü arkada kalmak DEYİMİ AÇIKLAMASI
Kendisi ayrıldıktan sonra, bıraktığı şey veya kimse ile ilgili tedirginliği sürmek, merak etmek.
Gözü su içmemek (Birinden hoşlanmamak, birini gözü tutmamak). Gözü tüşmek(Birini onun hilafına sevmek, göz koymak). Gözü yol çekmek(Gözü dalmak, misafir geleceğini hissetmek).
[1] Alımlı, çekici. [2] Güzelliğiyle dikkati ve ilgiyi üzerine çeken güzellik.
Bu durumun farkında olan insanoğlu değerli şeyleri anlatırken göze benzetir. Ku şĭri pek (Göz boncuğu gibi) “kıymetli, değerli” anlamındaki deyimin bir benzeri de Türkiye Türkçesinde vardır. Türkiye Türkçesinde de “değerli, kıymetli” şeyler için “göz bebeği” kullanılır.
deyim bugün; dünyada yarım kalan işleri varken, hayatta gerçekleşmesini beklediklerini göremeden göçmüş olanlar için kullanılsa da, belki de ilk kullanıldığında "yalnız başına ölmek" anlamına gelmekteydi.
: çok açık ve görünür bir şekilde, böylece herkes çok net bir şekilde görebiliyor. Teknoloji gözlerimizin önünde değişiyor.