Nebe (Amme) Suresi Mushaftaki sıralamada yetmiş sekizinci, iniş sırasına göre sekseninci sûredir. Meâric sûresinden sonra, Nâziât sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Sûrede, ölüm ötesi hayatınvarlığını ispat çerçevesinde, kıyamet, öldükten sonra dirilme ve hesap için toplanma konularına yer verilmektedir.
Hak Dini Kur'an Dili (Kuran'ı Kerim'in Türkçe Tefsiri) Atatürk'ün emri ile 1935 yılında matbaaya verilen orijinal baskı. Atatürk'ün Hamdi Yazır'a yazdırdığı tefsir olup günümüzde de önde gelen İslam alimleri tarafından da hala en güvenilir tefsir olarak kabul edilmektedir.
Sûrenin sonunda, kıyametin mutlaka vuku bulacağı hatırlatılıp herkesin önceden yaptığının karşılığını bulacağı o günde inkâr yoluna saplananların toprak olmayı temenni edeceği bildirilir. Nebe' sûresi, Kur'ân-ı Kerîm'in birçok âyetinde vurgulanan Allah'a ve âhiret gününe iman ilkelerini pekiştirmektedir.
Şabaniye tarikatına intisabı olan Elmalılı, 27 Mayıs 1942'de vefat etti.
Sûrede ağırlıklı olarak Allah'ın insanlığa çeşitli lütufları, kıyamet, öldükten sonra dirilme, hesap, ceza ve mükâfat konuları ele alınmış, Allah'ın varlık ve kudretini gösteren deliller ile melekler konusuna da yer verilmiştir.
Sizi çift yarattık. Sizi eşler hâlinde yarattık. Sizi çift çift (erkek dişi olarak) yarattık. Ayrıca, sizi ve diğer varlıkları, birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayan çiftler hâlinde yarattık.
İlmî rütbesi de Süleymaniye Medresesi Müderrisliği'ne getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanında Mütehassısîn Mektebinde mantık müderrisi idi. İnkılaptan sonra Ankara'ya celb ile yapılan mahkeme sonunda idamla yargılandı.
Bunun üzerine Kur'an'ın tefsiri ve tercümesi görevi Atatürk tarafından Elmalılı Hamdi Yazır'a verildi. Elmalılı Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur'an Dili Mealli” adıyla Kuran'ı Türkçeye çevirdi.