Sıra dışı bir kişilik ve şair olarak da bilinen Kısakürek, düz karakterli olmadığı için, eserlerinde de düz bir yapı göstermez. Şair, kişilik bakımından zor, güçlü, ihtiraslı, titiz, yer yer tedirgin ve sıkıntılı, kendi içine sığmayan, hoş sohbet, cömert, mücadeleci, sanatçı, güçlü vb. özellikler gösterir.
Cevap: Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin “mistik şairi”dir. Felsefeye olan ilgisiyle şiirde mistik bir anlayış ve duyuşa yönelmiştir. Şiirlerinde sürekli bir arayış içinde olan modern insanın arayışı ve huzursuzlukları yer alır.
Kısakürek, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde mistik ve metafizik şiir anlayışına sahip bir şair olarak bilinir. O, birçok şiirinde kendi hayatında yaşadığı metafizik gerilimleri işler. “O, şiir lügatine aldığı alelâde kelimelere bile metafizik manalar yükleyen bir şahsiyettir.
Türk edebiyatında kendine özgü yeri olan büyük şairlerden olan Necip Fazıl, edebiyatın şiir, tiyatro, roman gibi farklı alanlarında başarılı eserler vermiş bir isimdir. İlk şiirleri 1922'de Yeni Mecmua'da yayımlandı. Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla büyük ilgi gördüğü için “Kaldırımlar Şairi” olarak anıldı.
Ziya Osman Saba (30 Mart 1910, İstanbul - 29 Ocak 1957, İstanbul), cumhuriyet dönemi şair ve yazarı. Yedi Meşaleciler Hareketi'nin kurucularındandır.
Ama, bana deve öyküsünü anımsatan asıl çarpıklık, Öz'ün birkaç gençlik denemesi dışında hep hece vezni ile yazmış Necip Fazıl'ın "bütün şiirini" birkaç aruz kalıbıyla yetinmiş bir şiir olarak nitelemesi ve "en yaygın kalıbın da "feilatün feilün feilatün feilün" demesidir.
Kendi deyimiyle "mücadele sahası"na girdiği 1938'de yeni bir milli marş yazılması için "Ulus" gazetesinin açtığı yarışmada kendisine yapılan teklifi kabul eden Kısakürek, yarışmadan vazgeçilmesi şartını öne sürdü. İsteği kabul gören Kısakürek, "Büyük Doğu Marşı"nı kaleme aldı.
Şair, “Çile” isimli şiirde yaşadığı çatışmayı, varlığı tüm ayrıntılarıyla sorgulayarak anlatır. Dünya, yaşam, zaman, ben, hakikat vs. bu şiirde anlamı aranan unsurlardır. Bunlar arasında zaman, varlığı kuşatan hâkim öğe durumundadır. Bu nedenle Necip Fazıl, “daire” ve “çark” imgelerini seçmiştir.