Edebi eserler, toplumların yaşam biçimlerini, geleneklerini, göreneklerini de içine alarak bu konuda toplum bilimcilere bir fikir aracı olmaktadırlar.
Güzel sanatların önemli bir kolunu teşkil eden edebiyat, yazılı veya sözlü eserler aracılığıyla insanın duygu ve düşünce yönünden olgunlaşmasını, gelişip ilerlemesini, hayat ve olaylara karşı vicdanî kanaatler çerçevesinde isabetli kararlar vermesini sağlar.
Edebi metin kendine özgü dili, gerçeklikle olan ilgisi, estetik yaşantı uyandırması, çok anlamlılığı, yazıldığı dönemi temsil etmesi, kendine özgü anlatma formlarına sahip olması gibi birçok niteliğe sahiptir.
Edebiyat'ın amacı estetik ve güzelliktir. Edebiyat'ı edebiyat yapan iki temel özellik vardır: 1) Dil-üslup 2) Estetik-güzellik. Bu özelliklerin ikisi de okuyucuya ve yazara göre değişkendir. Edebiyat duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine anlatabilmek için bir araç niteliğindedir.
İnsanın duygu düşünce ve hayallerini besler. Ait olduğu toplumun sosyal ve kültürel özelliklerini taşır. Edebi olmayan metinler çoğunlukla öğreticilik amacı taşır. Oysa edebi metinler sanat amacıyla meydana getirilir.
1.3. Dilin İşlevleri:
Bir başka ingiliz dilbilimci Lyons da betimleme, anlatım, toplumsal olmak üzere üç temel işlevinden söz eder.
Anlatım işlevi ise doğrudan doğruya iletinin göndericisiyle, yazarla ilgilidir. Göndericinin duyguları ile düşüncelerinin bir dışavurumu olduğundan, öznel bir damga taşır. Seslenme işlevi, iletinin alıcısına yöneliktir, alıcıyı belli bir edime, tepkiye, davranışa yöneltmeyi amaçlar.
Bunlar; muhteva, yapı ve dildir.
Bir metnin metinsel olabilmesi için taşıması gereken yedi ölçüt vardır; bağlaşıklık, bağdaşıklık, amaçlılık, benimsenirlik, bilgisellik, durumsallık ve metindeşlik. Bağdaşıklık ve bağlaşıklık, bir yazıyı metne dönüştüren iki temel ilişki ağıdır.
“Edebiyat eserinin amacı öncelikle bilgi vermek değil, sanatsal bir bakış açısıyla bir varoluşun tanıklığını yapmaktır. Bu tanıklık, tanımlanmış ve belirlenmiş bir kavramı, bir bilgiyi aktarmadığı için, her zaman bir “çok anlamlılık”, hatta bir “anlam kapalılığı” içinde kendini gösterir (Taşdelen, 2006: 43).
Edebiyat, bir toplumun dili, gelenekleri ve değerleri hakkında bilgi sunar. Edebi metinler, dilin evrimini ve kültürel değişiklikleri gözlemlememizi sağlar. Bu nedenle, edebiyatın okutulması, bir dilin ve kültürün devamlılığını sürdürmeye yardımcı olabilir. Tarih ve kimlik bilincini geliştirir.
Edebiyat, yazın veya literatür, dil aracılığıyla; duygu, düşünce, hayal, olay, durum veya herhangi bir olgunun edebî bir tarzda ve etkili bir şekilde yazılı veya sözlü anlatımını gerçekleştiren; malzemesi söz ve ses; muhatabı insan olan bir sanat dalıdır. Edebî yazılar yazan sanatçılara edebiyatçı denir.