Minnet etme, boyun eğme: “Kimseye müdânâsı yok.” ѻ Müdânâ etmek (eylemek): Minnet etmek, boyun eğip yalvarmak: Geldim sana eyleyim müdânâ / Olursan eğer benimle hem-pâ (Şeyh Gālib – Ş. A.D.). Kimseye müdânâ etmeden ağalar gibi yaşıyorduk (Aka Gündüz).
Müdana etmemek, kimseye minnet etmemek ve boyun eğmemek demektir.
Müdahane kelimesi, dalkavukluk yapmak, göze hoş görünmek için çabalamak ve çıkarların doğrultusunda hareket etmek demektir. Bu kelimeden türeyen müdana sözcüğü ise, bir kişinin otoritesine kayıtsız şartsız itaat etmek anlamına gelir.
Buna göre eğer birine karşı dinin selâmeti için veya o kişinin halini düzeltmesini sağlamak ümidiyle yumuşak ve hoşgörülü davranılırsa bunun müdârâ, çıkar sağlamak, arzularını tatmin etmek, mevkiini korumak gibi bencil düşüncelerle aynı davranışlar ortaya konursa bunun da müdâhene olacağını belirtmiştir (İḥyâʾ, II, 182 ...
Bir yere sürekli olarak giden, gedikli anlamına gelen “müdavim” kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir. Kökeni “devam” kelimesidir.
Kur'an , müdâhene , uzlaşma , ödün verme.
Yine Türkçe Sözlük'teki biçimiyle tamah, 'açgözlü- lük' ve tamah etmek de 'aç gözlü davranmak; çok beğenip istemek' (Türkçe Söz- lük 2005: 1896) anlamlarındadır.
annemin sıklıkla kullandığı kelime. kimseye müdanası olmamak; biraz kibir belirtisi olsa da, biraz kırgınlık, biraz da başkaldırıyı ifade eder...
Bir kimsenin şerrinden korktuğu birine karşı aşırıya kaçmadan iltifat etmesi, insanlarla iyi geçinmeye çalışması anlamında ahlâk terimi. Çıkar sağlama veya hoş görünme amacına yönelik söz ve davranış anlamında ahlâk terimi.
isim,eskimiş Kadın müdür, kadın yönetici.