Mühür ya da kaşe, belge, senet, sertifika ve vesika gibi çeşitli evrakın onaylanması ve bazı durumlarda iletilen bilgilerin güvence altına alınması gibi fonksiyonları üstlenebilen, balmumu ya da kil gibi materyaller üzerine basılarak bırakılan işarete verilen isimdir.
uzun vadede taş alında iz yaptığı için, kimin gerçekten namaz kılıp kılmadığı da belli olmuş olur. ceferiler ve şiiler peygamber efendimizin zamanında mescit içerisinde halı, kilim olmadığı toprak olduğu gerekçesi ile toprak parçasına veya taş üzerine secde sırasında alnın gelmesi gerektiği görüşündedir.
Toprakların en kutsalı Kerbelâ toprağı olduğu için secdede alnı Kerbelâ toprağına koymayı severler. toprağı (mühür / namaz mührü / secde taşı) ve teslim taşı konusu kısaca şöyledir: Namaz mührü, genellikle madeni para büyüklüğünde, Kerbelâ toprağından yapılır ve eskiden gezgin dervişler tarafından dağıtılırdı.
Alevîliğin tarihte etkilendiği dinsel gruplardan biri de Câferîliktir. Ancak Anadolu Alevilerinin kendilerine özgü bir inanç yapılanmaları vardır. Bu yapılanma Şiilikle de Sünnilikle de farklılaşan nitelikler içerir.
7- Caferî Şiîler, Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi için peygamberler ve elçiler gönderdiğine inanır. Bunlar, ismet niteliğine sahip olmuş, vahiy kanalıyla Rableri tarafından kendilerine geniş ilim verilen kimselerdir. Söz konusu peygamberlerin ve elçilerin en meşhurları Âdem, Nuh, İbrahim, İsa ve Musa'dır.
Günlük ibadetlerden namaz Sünnilerle aynı şekilde 5 vakit kabul edilir. Ancak öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazları birleştirilerek, cem edilerek edâ edilir.
Üzerinde Uygur alfabesiyle "sultan adil" yazmaktadır. Müslüman ve Türk mimarisinde çok eskiden bu yana süslemelerde kullanılmıştır. İki üçgenin oluşturduğu sembol, değişik zaman ve coğrafyalarda farklı kombinasyonlarda uygulanmıştır.
Uzun zamanlar Şiîler toprağı yanlarında taşımışlardır. Daha sonra, bu toprağın kutsallığına aykırı davranılmasından endişe edildiği için, toprağı kalıplra basmaya başlanmıştır. Bu kalıplara bugün Mühür denir. Namazlarda onların üzerine secde ediyoruz, bir farz olarak değil, özel manâsını göz önünde bulundurarak.
Peygamber'in kürek kemikleri arasında sol kürek kemiğine daha yakın, elle hissedilebilecek kadar kabarık, güvercin veya keklik yumurtası büyüklüğünde, siğile benzetilen kırmızı beze şeklinde bir et parçasının bulunduğu ve bunun nübüvvet mührü olarak isimlendirildiği hadis ve siyer kaynaklarında belirtilmektedir (Müsned ...
Dar görüşlülerin sanılarının tam tersine sağlıklı kimse- ler için orucun hiçbir zararı yoktur. Oruç tutamayacak durumdaki hastalar ise, bu emirden muaftırlar.