Arapça uhuvve kökünden türeyen muâhât sözlükte “biriyle kardeş olmak, birini kardeş edinmek” anlamına gelir. Resûl-i Ekrem, hicretin ardından Medine'de toplumun iç dinamiklerini harekete getiren bir dizi icraat yapmıştır.
Hz. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde ilk yaptığı işlerden birisi Mekkeli Muhacirlerle Medineli Ensar arasında kardeşleştirme (muâhât) projesini uygulamaya koymak olmuştur.
Muâhât, Muhâcir ve Ensârın birbirlerine kardeş olarak ilan edildiklerini ifade eden bir siyer ve İslâm tarihi kavramı. Nübüvvetin onüçüncü yılında Evs ve Hazreçli müslümanların daveti üzerine mal ve mülklerini Mekke'de bırakarak Medine'ye gelen muhâcirler herşeyden mahrum idiler.
Uhuvvet kardeşlik anlamına gelir. Muahat ise, bir arkadaşını kardeş olarak görme, onu kardeşin kadar çok sevmek anlamına gelir. Düşmanlık ve adavet sözcükleri muahat kelimeleriyle zıt anlamlıdır. Bu kelime bazı kaynaklarda ''muvahat'' şeklinde de geçer.
Tevbe'nin 100'üncü ayetiyle onurlandırılan ve “Herkesi seven ve yardım eden” anlamına gelen “Ensar” ile Hz. Muhammed'le birlikte Medine'ye hicret eden Müslümanlar-“Muhacirler” hicretin birinci yılında kardeş oldular. Hz. Muhammed tarafından Mescid-i Nebevi'de toplanan Ensar ve Muhacirler birbirleriyle kardeşleştirildi.
Hz. Peygamber, Bedir savaşından sonra Selmân-ı Fârisî ile Ebu Derdâ'yı, hicretin 7. yılında da Habeşistan'dan Medine'ye dönen Cafer b. Ebu Talib ile Muâz b. Cebel'i kardeş ilan etmiştir.
Arapça uhuvve kökünden türeyen muâhât sözlükte “biriyle kardeş olmak, birini kardeş edinmek” anlamına gelir. Resûl-i Ekrem, hicretin ardından Medine'de toplumun iç dinamiklerini harekete getiren bir dizi icraat yapmıştır.
Ömer'in baba bir kardeşi olup annesi Benî Esed kabilesinden Esmâ bint Vehb'dir. Zeyd, Ömer'den büyüktür ve İslâm'ı da ondan önce kabul etmiştir. Medine'ye ilk hicret edenler arasında yer aldı; Resûl-i Ekrem kendisini ensardan Ma'n b. Adî el-Aclânî ile kardeş ilân etti.
Terim olarak, İslam dininin tarihsel gelişimi açısından büyük bir öneme sahip olan Hicret olayı ile bir topluluğa kimlik olarak terimleşmiştir. İslam tarihinde Mekke'den Medine'ye göç eden Muhacirlere yardım eden Medineli Müslümanlara Ensar denmiş; Kur'an'da bu topluluk işaret edilerek yer almıştır.
Muhacir, Osmanlı İmparatorluğu dönemi sonlarından itibaren Balkanlar'dan mecburi göç yaşayıp Anadolu'ya gelenlerin genel adıdır. Türkçeye "Mekke'den Medine'ye göç eden" anlamındaki Arapça sözcükten geçmiştir.
Erkam'ın (r.a) Dârülerkam adı verilen bu evi, İslâm'ın ilk müntesipleri için bir nevi medrese vazifesi gördüğünden İslâm Tarihi'nde önemli bir yere sahiptir. Erkam (r.a), Hz. Peygamber'in (sav) katıldığı savaşlarda onun yanında bulunmuş, Hz. Peygamber'in (sav) en yakınındaki çok güvendiği insanlardan biri olmuştur.
Medineye gidildiğinde Peygamberimiz (sav) Mekkeli Muhacirler ile Medineli Ensari birbirine kardeş etmiştir. Hz. Hamza (ra), Külsüm Bin Hidim (ra) ile kardeş olmuştur.