i. (Ar. mudāhene “dalkavukluk”tan) halk ağzı. Minnet etme, boyun eğme: “Kimseye müdânâsı yok.” ѻ Müdânâ etmek (eylemek): Minnet etmek, boyun eğip yalvarmak: Geldim sana eyleyim müdânâ / Olursan eğer benimle hem-pâ (Şeyh Gālib – Ş. A.D.). Kimseye müdânâ etmeden ağalar gibi yaşıyorduk (Aka Gündüz).
Müdahane kelimesi, dalkavukluk yapmak, göze hoş görünmek için çabalamak ve çıkarların doğrultusunda hareket etmek demektir. Bu kelimeden türeyen müdana sözcüğü ise, bir kişinin otoritesine kayıtsız şartsız itaat etmek anlamına gelir. Müdana kelimesi hem kişiler hem de toplumlar için kullanılır. Müdana ne demek?
Bir övgü sözü olarak kullanılan müdanasız, kimseye dalkavukluk etmeyen, çıkarları değil inandığı ilkeler doğrultusunda hareket eden kimse demektir. "Minnet etmemek" deyimi bu kişiler için kullanılır.
Sözlükte “kandırmak, aldatmak” anlamındaki dery kökünden türeyen müdârâ kelimesi “hoşgörülü olma, insanlarla iyi geçinme” mânasına gelir.
Dilimize Farsçada geçmiş olan müdara kelimesi, ''mudarat'' sözcüğünden türetilmiştir. Mudarat, zarar görmemek için birilerine karşı dostça davranmak anlamına gelir. Müdara ise kalbindeki öfkeyi gizlemek ve kin beslediğin kişilere güler yüz göstermek demektir.
Müdrik sözlükte, “idrak etmiş, yetişmiş, kavuşmuş” gibi anlamlara gelir. Dinî terim olarak, imama en geç birinci rek'atın rükûunda yetişip namazını imamla birlikte kılan kişiye denilir.
Bir yere sürekli olarak giden, gedikli anlamına gelen “müdavim” kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir. Kökeni “devam” kelimesidir.
Kur'an , müdâhene , uzlaşma , ödün verme.
Müdğam, idğam edilecek olan (yani kendisinden sonraki harfe katılacak olan) birinci sakin harfe denir. مَنْ يَشَاءُ ifadesindeki sakin nûn (نْ) müdğam durumundadır. Müdğamün fih ise; idğâmın kendisinde icrâ edildiği oluşumdaki ikinci harfe denir.
Çıkar sağlama veya hoş görünme amacına yönelik söz ve davranış anlamında ahlâk terimi. Allah için yapılması gereken amel ve ibadeti kullara gösteriş olsun diye yapma anlamında ahlâk terimi.