Fiil diz(il)mek, sıraya koymak/girmek, sırala(n)mak, hizaya getirmek/gelmek.
aline [alined|alined] {fiil}
dizilmek {fi.} dizmek {fi.}
A-line etek, kalçalara takılan ve yavaş yavaş etek ucuna doğru genişleyen, A büyük harf şeklinin izlenimini veren bir etekdir. Terim aynı zamanda benzer şekildeki elbiseleri ve paltoları tarif etmek için de kullanılır.
Erkek, eşinin zina ettiğini veya doğan çocuğun zinâ mahsulü olduğunu iddia eder ve bunu da dört şahit ile ispat edemezse hâkim önünde eşiyle karşılıklı olarak özel bir şekilde yeminleşir. Buna liân veya mülâane denir.
(i)., (f). müttefik; dost, arkadaş; yapısı veya bileşimi itibariyle başka bir şeye benzeyen şey; (f). birleşmek, ittifak etmek; akraba olmak. ally oneself with veya to ile birleşmek.
Alinasyon, âline [aliéner] kökünden gelmekte olup insana cinin hulul etmesi [girmesi] anlamına gelmektedir.
Alin isminin en yaygın bilinen kökeni Farsça'dır. Farsça'da "Alin" ismi "yüksek, yüce" anlamına gelir.
adj comparative. sessiz, gürültüsüz s.
i. çizgi, yol, hat; ip, sicim; iplik; çoğ. dizgin; ölçme ipi; olta ipi; satır, mısra; hudut hattı; seri, dizi; ekvator çizgisi; enlem veya boylam dairesi, mat.
Ekstrem bir spor olan highlining, aslında slacklining'in bir alt dalı olarak kabul ediliyor. Highlining'i farklı kılan şey karanın ya da denizin oldukça yüksek noktasına kurulan bir ipte yürünüyor olması. Öncelikle iki nokta belirlenir ve bu iki nokta arasına bir ip gerilir.