Dede / Alevî, Alevilik'te Ehli Beyt soyundan gelen Şerif ve Seyyidlere içtimai ve dinî liderlere, yani önderlere verilen addır.
Aleviler arasında cemaat içi iletişimi sağlamak ve onları birbirinden haber- dar etmek dedenin geleneksel görevleri arasında yer almaktadır. Dede sadece dini hayatı yönetmemekte aynı zamanda hukuki kararlar veren yargıç durumundadır. Sivil bir yargıç gibi dede, Aleviler arası sorunlara çözümler getirir.
Alevi Dedeleri, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan “Ocak”lara mensupturlar. Bundan dolayı kendilerine Ocakzade de denilir. Ocakzade dedelerin Peygamber soyundan geldiklerini yani “evlad-ı resul” oldukları kabul edilir ve bu nedenle de “seyyid” adı ile anılırlar.
Geleneksel Alevi sosyal örgütlenmesinde dedeler en tepe noktada yer alırlar. Dedeler sadece dini rehber olarak değil aynı zamanda dünyevi lider olarak da kabul edilirler. Geleneksel Alevi yaşamında dedeler her yönüyle toplumsal hayatın merkezinde yer alırlar.
1.)Dede (Pir, Mürşid): Cem'de birinci hizmet sahibidir. Cem'i yönetir, cem âyini dışında kalan zamanda sorunları çözer, toplumu aydınlatır, eğitir ve yönetir.
Aleviler, Muhammed'in son peygamber olduğuna, Ali bin Ebu Talib'in ise veliliğine (ya da imamlığına) inanırlar. Aleviler, ibadetlerini cemevinde yaparlar. Günlük ibadetleri Sabah, Akşam ve Gece Gülbeng'idir. Kadir Gecesi'yle bağlantılı olarak üç gün ve Muharrem ayında ise on iki gün oruç tutarlar.
Gusül ve abdest, Alevi inancında önemli bir yer tutar. Alevilikte vücudu yıkayıp temizlemek dışında iç temizliğinin şart olması gerektiğine önem verilir. Eline, diline, beline sahip olmak ilkesine bağlı kalmaya özen gösterir. O bakımdan ''tarikat abdesti'' alarak ikrarını devamlı kılmaya çalışır.
Örneğin Şiilik Müslümanlığın farklı bir koludur ve onlar da kendi mezheplerine ait camiler bulunur. Oysa Alevilerde camide ibadet etmek gibi bir şey söz konusu değildir çünkü onlar namaz kılmazlar. İbadetlerini cem dönerek yaparlar.
"Suç işleyene, yoluna bağlı kalmayana düşkün denir"
Yani yoluna bağlı kalmayan, ikrarından dönen veya ahdına aykırı davranan kişi düşkün ilan edilir. İkrar vermek, ikrarında durmak; toplumsal adaletin temelidir. Bireyin tutum ve davranışları üzerinde etkilidir.
Alevilik, İslam inanç ve kültürünün temel değerlerinden birisi olan Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma ve damadı Hz. Ali ve onların soyundan gelenlere duyulan sevgi ve muhabbet merkezli bir inanış hali olarak ifade edilmektedir.
“Teni topraktandır, topraktan geldi toprağa gidiyor, bir an evvel yerine kavuşsun” denilir. Ertesi gün ölünün gömülmesi sağlanır. Şayet ölen kimsenin cesedi donmaz ve diriymiş gibi görünürse, sev- diklerinden birkaç kişiyi daha yanına çağıracağı şeklinde yorumlanır.
Genelde nikâhı dede kıyar. Nikâhtan önce dede gelinin ve damadın ailesiyle ayrı ayrı ya da aileleri bir araya getirerek aralarında her hangi bir sıkıntı var mı onu sorar. Eğer bir sorun varsa, dede öncelikle o sorunu topluma yansıtmadan çözmeye çalışır.