Sözlükte alîm, “bir şeyi gerçek mahiyetiyle bilmek, hakikatini idrak etmek” mânasındaki ilm kökünden türemiş mübalağalı bir sıfattır. İlim Allah'ın zâtına nisbet edildiğinde, “Allah'ın gerek duyular âlemine gerek duyu ötesine ait bütün nesneleri ve olayları bilmesi” diye tanımlanabilir.
İlim sahibi, bilen, bilgin, bilgili, belli düzeyde bir bilgi birikimine sahip olan kimse. Âlim kelimesi Arapça'daki "bilmek" anlamında olan "A-lime" kökünden türetilmiştir.
EL - ALİM isminin anlamı bilen demektir. Allah alimdir. İlmi, ezeli ve ebedi olup bütün kâinatı ve her şeyi kuşatmıştır. Hiçbir şey onun ilminin dışında kalamaz.
Bir Kelime
Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse).
Müşahede yoluyla gizli sırlara vakıf olan, marifet ve takva ehli kişilere ermiş denir. Ermişler için zaman ve mekan mefhumları geçerli değildir. Halk arasında ermişlerin aynı anda birçok yerde olabileceklerine, insanların rüyalarına gireceklerine ve yüzlerce yıl yaşayabileceklerine inanılır.
Âlim zihnî faaliyetle mutlak surette bilen, ârif ise ahlâkî ve mânevî arınma sayesinde sezgi gücü ve derunî tecrübe ile öğrenen, anlayandır.
Âlim insan; dinî bilgi birikimi yüksek olup, bu birikimi yaşayışına da yansıtabilen kişidir. Hayatındaki nefsani davranışlardan arınıp, kendini Allah yoluna adamış ve bu yolda bilgi birikimini arttıran, yaşayışını buna göre düzenleyen kişiler Allah'ın izni ile âlim olabilir. Her ortamda âlim yetişebilir.
ilim ile malumatı, irfan ile ilmi sakın birbirine karıştırma! malumat sahibine bilgiç denir, ilim sahibine bilgin, irfan sahibine bilge.
Arapça bir kökeni olan alim kelimesi Türkçeye Arapçadan gelmiştir. Alim, bilgin ya da bilgisi olan, konusunda uzmanlaşmış kişi anlamındadır. Alim, ülkemizde erkek ismi olarak da tercih edilebilir. İsim anlamında kullanıldığında da yine bilgin ya da çok okumuş anlamlarına gelmektedir.
- Allah'ın el-Alîm sıfatı, onun, var olmuş ve var olacak her şeyi kusursuz bir şekilde bilmesi biçiminde izah edilir. Buna göre Allah, herhangi bir şeye müdahale edip onu değiştirme iradesi gösterdiğinde, alimliği gereği, bunu yapacağını da ezelden bilir.