"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu, güven içinde yaşamayı, diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar. İlke, hem iç politikanın, hem de dış politikanın temel dayanağıdır.
1930'lar Avrupada savaş rüzgârlarının var gücüyle estiği dönemdir. "Yurtta barış, dünyada barış" sözünün Atatürk tarafından 1931'de söylenmiş olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. 1930'lar Avrupada "yeni nizam" sözcüğü gibi "yeni usüller'in de geçerli kılındığı devredir.
1961 ve 1982 Türk Anayasalarında yer almakla üstün bir hukuk kuralı olmuştur. Milletlerarası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi Eylül 2007 Ankara'daki Kongresi'nin de simgesi olan “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi, milletlerarası ilişkilerde huzur ve güvenlik sağlamayı amaç edinmiştir.
“Yurtta sulh, cihanda sulh” en geniş ve yaygın anlamıyla teknik bir deyim olan kolektif güvenliği, milletlerarası barışın korunmasını ve devamlılığını da ifade eder. "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü, günümüz Türkçesinde "Yurtta barış, dünyada barış" şeklinde de söylenir.
Tırnak işareti bir metin içerisinde başkalarından veya başka metinlerden aktarılan sözlerin (alıntıların) başına ve sonuna konur: Atatürk "Yurtta sulh cihanda sulh." sözüyle barışa verdiği önemi dile getirmiştir.
"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu, güven içinde yaşamayı, diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar. İlke, hem iç politikanın, hem de dış politikanın temel dayanağıdır.
Atatürk, en önemli özelliklerinden biri olan ileri görüşlülüğü sayesinde, o dönemde pek çok kişinin farkında olmadığı bazı gerçekleri sezmiş,“İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar” sözü ile havacılığın ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştir.
Anlaşmazlıkların ortadan kalkması, insanlığın başlıca dileği olmalıydı. Dünyada yalnızca sevgi egemen olmalıydı. Atatürk'ün bu sevgi anlayışının nedeni insana duyduğu saygıdır. Onun "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü barış idealinin simgesi hâline gelmiştir.
Atatürk milliyetçiliğine göre, Türk vatandaşları her şeyden önce kendi milletinin varlığı ve mutluluğu için çalışacak, fakat başka milletlerin de huzur ve refahını düşünecektir. İşte Atatürkçü düşünce sisteminin “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesi, milliyetçiliğimizin bu insancıl yönünü işaret etmektedir.
Sulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir. Hukuki bir terim olarak sulh, ihtilaflı tarafların karşılıklı rıza ve fedakârlıklarıyla, aralarında bulunan hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık ya da tereddütlü duruma son vermek için yaptıkları sözleşmeyi ifade eder.
En kısa atasözleri bir elin nesi var iki elin sesi var, besle kargayı oysun gözünü, hatasız kul olmaz gibi atasözleridir.
Geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlere atasözü denir.