Alevîliğin temel kavramlarından olan musahiplik, iki Alevî ailesinin dünyada ve ahirette kardeş olmasıdır. Alevî-Bektaşî inancında kişinin “ Musahib'i” olma yükümlülüğü yedi farzdan, yani yerine getirilmesi gereken yedi yükümlülükten biridir.
Bu olgunluğa sahip olmak için de musahip tutarak, edep erkân içinde ikrar vererek bir Mürşit'ten, bir Pir'den irşat olmak gerekir. Yola ve erkâna girip irşat olmak için de, evvela bir musahip tutmak gereklidir. Evli olan iki çiftin, Pir huzurunda ikrar vererek yol kardeşi olmalarına "Musahiplik" denir.
Rehberiniz Kur'an-ı Kerim olsun" demiştir. Hz. Peygamber Efendimizin Musahibi İmam Ali'dir.
Musahiplik, mürşit huzurunda, piri ve rehberi de dâhil olmak üzere dine, yol ve erkân denilen kendi bağlı oldukları inanç sistemine dönülmez bir yemin denilen, ikrar vererek dünya ve ahret kardeşi oluşlarıdır.
Musahiplik cemi, Alevi-Bektaşi geleneğinde oldukça önemli, önemli olduğu kadar da oldukça görkemli ve ayrıntılı bir törendir. Böylece her iki aile, birbirinin dün- ya ve ahirette musahibi ve kardeşi olur, hatta birbirlerini kardeşten de üstün olarak görürler.
Alevilerde dedeye bağlı olan ve sevenler pirim seklinde hitap ederler.
Bir Müslümanın böyle kişilerle evlenmesi caiz değildir. Ancak iman esaslarına inanan, İslam'ın şartlarını kabul eden, —bir kısmını uygulamasa bile- bunları reddetmeyen kişiler ise Müslümandır. Böyle kişilerle hangi mezhepten olurlarsa olsunlar evlilik yapmak caizdir."
Bölgede inançsal gelenek olan ve on iki kuruş denilen küçük bir miktar, on iki imamın şahitliğini temsilen kirve olacak aileye verilir. Bu gelenek geçmişte özellikle kavgalı olan ailelerden zarar gören ailenin maddi olarak zararının giderilmesi olarak da uygulandığı görülmektedir.
Musahiplik, ikrar vermiş ve belirli bir yaşa gelmiş iki erkeğin eşleriyle beraber aralarında kurulan, yol ve din kardeşliği esasına dayalı bir akrabalık türüdür.
Hükümdarın özel sohbet ve eğlence arkadaşı.