Geçmişi Gizle Geçmiş Detayları Geçmişi Sil Geçmiş : münasip.
uygun; münasip, müsait; yerinde; elverişli.
"münasip" ve "müsait" kelimelerinin ikisi de "uygun" demekse de, "münasip" genelde benzer şeyler için kullanılır: Bu gömlek bu hırkaya münasip düştü. Tenasüp, nispet (oran) kelimeleri de aynı kökten.
Uygun, elverişli. 2. tkz. Flört etmeye hazır olan, flört edilebilen (kadın)” biçiminde tanımlanmış.
uygun, yerinde, hattızatında hayırlı anlamlarına denk düşmesinde sakınca görülmeyen kelime. nasip köküne arabik aid olma (iyelik oluyor) eki, yani mu eklenince nasip olunan veya işte nasip olan....
uygun görülen bir yer.
"hâline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun hâline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar.
çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.
Mücbir sebep ifadesi, sözlük anlamı olarak istem dışı gelişen olaylar neticesinde ortaya çıkan beklenmedik ani durumları ifade eder. Hukuki olarak sık kullanılan bu terim, sözleşme ve taahhüde dayalı sorumlulukların elde olmayan sebeplerden ötürü yerine getirilememesi anlamını da taşır.
Geçmişi Gizle Geçmiş Detayları Geçmişi Sil Geçmiş : mütenasip.