i. (Ar. esbāb “sebepler” ve mūcibe “gerektirici şey” ile esbāb-ı mūcibe) Gerektirici sebep, gerekçe: Halîfe tarafından esbâbımûcibesi sorulmuş.
Esbab kelimesinin bir şeye vesile olanlar manasında kullanıldığı bilinmektedir. Aynı zamanda esbab kelimesi, sebep veya bir şeye sebep olmak manalarında kullanılmakta olan bir kelime olarak bilinmektedir. Esbab denildiği zaman sebeb ve sebebler anlamına geldiğini söylemek mümkün olmaktadır.
Arapça s̠wb kökünden gelen ˀas̠wāb أثواب “giyinilen şeyler, giysi” sözcüğünden alıntıdır.
Erüşte - Evlerde yapılan makarna. Esbap - Çamaşır.
(esbab-ı mucibe) gerekçe. icap etme sebepleri. bir şeyi gerektiren neden ya da nedenler.
Esbab kelimesi Osmanlıca dilinde, bir işe sebep olma olarak kullanılıyor. Esbab eski Türkçe dilinde “sebep” anlamındadır.
Peygamber'in risâlet döneminde vuku bulan ve Kur'an'ın bir veya birkaç âyetinin yahut bir sûresinin inmesine yol açan olayı, durumu ya da soruyu ifade etmek üzere kullanılır.
bastırılmamış, neşeli kişilik. *arapça şibh'in çoğul şekli eşbâh, benzerler, benzeyen şeyler.
Arapçada sevb, giyecek anlamına gelir. İki ya da daha fazla giysiden oluşan takımlara ve elbiselere ise esvap denir.
Esbabperestler sebeplere müstakil varlıklar olarak bakıyorlar, onların eliyle yaratılan eşyayı kendi kuvvet, ilim ve iradeleriyle yaptıklarına zehab etmiş oluyorlar. Burada sebeplere hakiki manada tapmak değil, onlara birer ilah gibi tesir gücü verme söz konusudur.