DÎVÂN (BÂKÎ) Bâkî'nin şiirlerini içeren eseridir. Divan şiirinden söz edildiğinde adının önüne yüceltici sıfatlar eklemeden anamadığımız şairlerin başında gelen Bâkî, vefatından otuz beş sene evvel Kanunî Sultan Süleyman (ö. 1566)'ın isteği üzerine şiirlerini derleyip divan tertip etmiştir (Nevizade Atâyî 2017: 1179).
1526´da İstanbul´da dünyaya geldi. 1600 yılında İstanbul´da öldü. Osmanlı Divan Edebiyatı´nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken "Sultanü´ş Şuârâ" (şairler sultanı) unvanını alan şairin asıl adı Mahmud Abdülbaki. Fatih Camii müezzinlerinden Mehmed Efendi´nin oğlu.
Şöhret ve tesiri asırlarca devam eden, klasik Osmanlı şiirine söyleyiş gücü kazandıran ve “Sultânü'ş-şuarâ” diye anılmış büyük divan şairi. Osmanlı şeyhülislâmı. Eski şiirin en çok kullanılan ve sevilen nazım şekli.
Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul'a getirtilen şair, hayatı boyunca çeşitli dönemlerde devlet hizmetinde bulundu; kadılık, kazaskerlik gibi makamlarda görev yaptı. Yaşlılığında Şeyhülislam olmak isteyen Baki, bu makama getirilmemiş. 7 Nisan 1600 tarihinde, İstanbul'da öldü.
Osmanlı Divan Edebiyatı'nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken “Sultanü'ş Şuârâ” (şairler sultanı) unvanını alan şairin asıl adı Mahmut Abdülbaki.
Bâkî, hocası Karamanîzâde Mehmed Efendi için yazdığı “sünbül” redifli kaside ile şiirde kendini kabul ettirmeye başlar. 1552'de açılan Süleymaniye Medresesi'nde Kadızâde Şemseddin Ahmed Efendi'nin derslerine devam ederken bir yandan Süleymaniye Camii'nin yapımında bina emini olarak çalışır.
"Bâki" kelimesi Arapça kökenli olup, "kalıcı, sürekli, devamlı" anlamına gelir.
Fezâ'il-i Mekke olarak da bilinen bu tercüme eser, Mekke ve Kâbe'nin tarihi ile Osmanlı padişahlarının Beytullâh'a yaptığı hizmetleri anlatmaktadır. Bir mukaddime, on bap ve bir hâtime kısmından oluşan eser, mukaddime ve hâtime kısımları bir yana bırakılırsa oldukça sade ve akıcı bir Türkçe ile kaleme alınmıştır.
Bakı, bir bölgedeki dağların Güneş ışınlarını alış yönü veya Güneş'e bakış kısmı olarak açıklanabilmektedir. Bakı enlem etkisi dolayısıyla matematik konum sonucunda oluşur. Ayrıca özel konumun sonucu olduğu da söylenebilmektedir.
Saray toplantılarına çağrılmaya başlanan divan şairi, 3. Murad döneminde de vazifeye devam etti ve Süleymaniye Müderrisi oldu. Mekke ve Medine kadılıklarına atanan, ikişer kez İstanbul ve Anadolu kazaskerliği, üç kez de Rumeli kazaskerliği yapan Baki, 7 Nisan 1600'de İstanbul'da vefat etti.