Bur ve gaç kelimelerinden oluşan burgaç sözcüğü girdap ile eş anlamlıdır.
Bir akışkanın basınç farklılaşması sebebiyle bir eksenel merkez etrafında dönmesi hareketine girdap denir. Çevresinde döndüğü eksen düz veya eğri, tek veya çok, bir yerde sabit kalan veya gezici türde görülebilir.
Burgaç beklenen hızdan farklı bir şekilde ve beklenmeyen bir yönden gelen şiddetli ve ani hava akımı anlamına gelir. Burgaç bir anlamda türbülans anlamına gelmektedir ve bu anlamda kullanımı doğrudur.
Fizik alanında sıkça karşılaşılan terimin anlamı şu şekildedir. Dönerek ve çukurlaşarak bir engelle karşılaşan bir sıvı veya gaz akışının dönme hareketi.
Anafor, deniz ya da ırmak sularının bir eksen çevresinde dönme hareketidir. Girdap olarak da bilinir.
Ekstremitelerin (kol,el,ayak,bacak) içine daldırıldığı yüksek hızlı şekilde sirkülasyonu bulunan suyun uyarıcı etkisinden ve basıncından yararlanılan lokal banyo tedavisidir. Yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.
Evet, en doğru kelime GİRDAP, başka hiçbir sözcük bu kadar iyi açıklayamazdı içinde bulunduğu durumu. Çırpındıkça batan, kaçmaya çalıştıkça içine çeken bir girdap.
Türbülans, en basit tanımıyla hava akışının bozulması sebebiyle uçağın sallanması demektir. Hava cebi ya da hava burgacı olarak da tanımlamaları yapılmaktadır.
Türkiye'de Alevilik denildiğinde ilk akla gelen isim Bektâşîliktir. Bektâşîlik, aslında Hacı Bektaş-ı Veli tarafından kurulduğuna inanılan bir İslâmî tarikattır. Bu tarikat mensupları (el alarak ya da diğer bir deyişle nasip alarak bu örgütlenmeye katılan kişiler) ise Bektâşî olarak adlandırılırlar.
i. (< bur-gaç) Karşılıklı su akımlarının çarpıştığı yerde meydana gelen dönme, çevrinti, eğrim, girdap.