Enürezis sorunun türkçe karşılığı alt ıslatmadır. Ülkemizde sıkça karşılaşılan bir sorundur. Gece altını ıslatma enürezis nokturna, hem gündüz hem gece altını ıslatma enürezis diurna olarak adlandırılır.
Dünya Sağlık Örgütünün tarafından 5 yaşından sonra en az 3 ay boyunca ve en az haftada 2 kez olmak üzere alt ıslatma tanımlanan enürezis, 5 ve 5 yaş altındaki çocuklarda sıklıkla görülen bir durumdur.
Enürezis terimi, Yunanca “idrar yapmak” (enourein) sözcüğünden gelmektedir. Günümüzde enürezis, işeme kontrolünün gelişimsel olarak sağlanmasının beklendiği yaşta istemsiz ve uygunsuz yerde, zamanda idrar yapılması anlamında kullanılmaktadır.
Enürezis tedavisinde kullanılan desmopressin isimli ilaç idrar miktarını azaltarak tedavide etkin rol oynar. Hap veya burun spreyi formunda olan bu ilaç gece yatmadan önce kullanılır. Ayrıca dil altında eriyen desmopressin de tedavide etkilidir.
İdrar yollarının her türlü hastalığında olduğu gibi idrar kaçırmada da çocuk, yaşlı, kadın ya da erkek demeden ilk başvurulması gereken hekim grubu Üroloji uzmanlarıdır.
Enürezis, çocukluk çağının en önemli ve en sık görülen işeme bozukluğudur. Uyku sırasında mesanenin fonksiyonel kapasitesi dolduğunda ortaya çıkan kendini boşaltma ihtiyacı çocuk uyanır ve gece tuvalete işerse “nokturi”, uyanamaz ve yatağına işerse “enürezis” olarak adlandırılır.
Enürezis nokturnanın altta yatan bir genetik temeli olduğu bilinmektedir. Bu durumla ilişkili çeşitli genler ortaya konmuştur. Enürezis nokturnalı çocukların birinci veya ikinci derece akrabalarında çocukluk döneminde gece altını ıslatma hikayesi mevcuttur.
İdrar kaçırma, belirli bir yaşa kadar çocuklarda normal kabul edilebilir. Genellikle 5 yaşına kadar gece altını ıslatma durumu normal kabul edilir.
Üroloji Bölümü, her iki cinsiyet ve her yaş grubunda böbrek, üreter (böbrek ile mesane arasındaki idrar kanalları), mesane (idrar torbası) ve üretra (mesaneden vücut dışarısına idrarın taşındığı kanal) hastalıklarıyla ilgilenen önemli bir tıbbi bölümdür.
Bu çocukların gece uykuda mesane doluluğunu hissetmelerinin yetersiz, mesane kapasitelerinin küçük ve uyku derinliklerinin fazla olduğu bildirilmektedir. Altını ıslatan çocukların %2-3'ünden şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane hastalıkları gibi sorunlar saptanmaktadır. Genetik nedenler önemli bir faktördür.