1-) Era'eytellezî yukezzibu biddîn. Diyanet: Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! Diyanet Vakfı: Dini yalanlayanı gördün mü? E.
ERAEYTELLEZİ DUASI ANLAMI NEDİR? Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Kısa bir sûre olmasına rağmen Mâûn sûresinde inkârcıların, din konusunda samimiyetsiz ve iki yüzlü insanların ahlâkî ve içtimaî kötülüklerini tanıtmak suretiyle önemli mesajlar verilmiştir.
Maun Suresini sıkıntılı dönemlerinde okuyan kimse sıkıntılarından kurtulur. Çocuğun üzerine okunması, Allah'ın izniyle onu her türlü afet ve tehlikelerden korur. Maun Suresini evinde işyerinde okuyan kimsenin evi ve işyeri Allah'ın izniyle kaza ve beladan korunur.
Kafirun Suresi Türkçe Anlamı (Diyanet Meali)
1 De ki: "Ey inkârcılar! 2 Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam. 3 Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. 4 Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
Münafıklar, Müslümanların arasına karışır, onlarla birlikte namaz kılar ve dua ederdi. Ama esasında kafirlerle ortaklık içerisindeydiler. İslam'ın yayılmasını önlemek için onlarla birlikte hareket ediyorlardı. Maun Suresi böyle bir ortamda Müslümanları, münafıklara karşı ikaz etmek için nazil oldu.
Bir çoğunuz bu sureyi "inna atayna veya inna atayna kelkevser " olarak bilmekte. Ama asıl adı Kevser" suresidir. Kevser cennette bulunan bir nehrin adıdır : Hz. Enes (ra)'ın rivayet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kevser hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu, Allah'ın bana Cennet'te verdiği bir nehirdir.
De ki: “O, Allah'tır, bir tektir.” 2. “Allah samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir.)” 3. “Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (Kimsenin çocuğu değildir).” 4. “Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir.”
Maun Suresi okunuşu ve anlamı (Eraeytellezi) - YouTube.
Her ikisinde de âhirete iman yoktur. Bundan hareketle sağlam bir müslüman şahsiyetinin oluşması için dünyada yapılan işlerin âhirette mutlaka karşılığının alınacağına inanmanın esas olduğu ve düzenli bir İslâm toplumunun teşkili için de yardımlaşma ve dayanışmanın şart olduğu vurgulanır.