Ensefalosel, nöral tüp adı verilen ve fetüste bulunan tüp şeklindeki yapının etkilendiği nadir görülen bir doğum kusuru tipidir. Nöral tüp, hamileliğin üçüncü ve dördüncü haftalarında beyin ve omuriliği oluşturmak için katlanan ve kapanan dar bir kanaldır.
Kese içinde sadece beyin omurilik sıvısı varsa kranial meningosel, nöral dokular varsa ensefalosel adı verilmektedir. Tedavileri cerrahidir.
Akrani (eksensefali) beyin dokusunun hemen hemen tama yakın gelişmesine rağmen kraniyumun bir kısmının ya da tamamının gelişmemesi ile karakterize nadir bir gelişimsel anomalidir. Akrani anensefaliden sonografik olarak beyin dokusunun varlığı ile ayırt edilir.
Bir veya her iki beyin yarısını etkileyebilen, beyin dokusunda bir veya multipl sayıda kistik kavite oluşturan ve gliozis varlığı ile karakterize destrüktif olaylara yol açan kistik ensefalomalazi, HSE'nin çok nadir görülen bir komplikasyonudur9-11.
Elektroensefalografi ya da EEG, beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel olarak ölçen yöntemdir. Elektroensefalografi ya da halk arasında yaygın deyimle "beyin elektrosu çekme" diye adlandırılan bu teknik, Alman ruh hekimi Hans Berger tarafından geliştirilmiştir.
Hamilelik sürecinde gelişim açısından gerekli olan vitamin ve takviyelerin eksikliği spina bifida meningosel tipini tetikleyebilir. Aynı zamanda gebelik döneminde kişinin sıcaklığının beklenmedik bir şekilde yükselebilir. Folik asit, B9 vitamini aracılığıyla besinlerden kazanılan bir üründür.
İyi tedavi edilen hastalarda yaşam sürdürebilmektedir.
Anensefali oluşumunu önlemek için hamilelik öncesinde ve hamilelik sırasında doktorun önerdiği dozda folik asit alarak riskin azalmasını sağlamak mümkündür. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de genetik faktörlerden dolayı görülebilmektedir.
Vücuttaki bazı doku ve yapıların ultrason görüntülemesi ile normalden daha parlak ve yansıma yapacak şekilde görünmesi sonucu ortaya çıkan lezyona hiperekojen lezyon denir. Lezyon genel itibariyle bir dokunun bozulması ya da hasara uğraması olarak tanımlanır.
Fetal akrani, kalvarium kemiklerinin tam ya da kısmi olarak gelişmemesi neticesinde ortaya çıkan, nadir görülen ve yaşamla bağdaşmayan bir patolojidir.