Dissosiyatif kişilik bozukluğu olarak da bilinen çoklu kişilik bozukluğu, bir mental sağlık problemidir. Çoklu kişilik bozukluğu olan kişinin iki veya daha fazla birbirinden bağımsız kişiliği vardır. Bu kişilikler farklı zamanlarda hastanın davranışını kontrol eder.
Disosiyatif durumların en uç ve şiddetli şekli olan çoğul kişilik bozukluğunda kişi, birden çok kimlik veya kişiliğe sahiptir. Her kişiliğin bir adı, yaşı, anıları ve kendine özgü davranışları vardır. Bu kişilik ya da kimlikler birbirini tanımazlar, birbirlerinden habersizdirler.
Çoklu kişilik bozukluğu en yaygın belirtisi kişinin kendi içinde başka bir kişinin daha olduğunu hissederek kişilik bölünmesi yaşamasıdır. Bu durumda kişinin iki farklı kimliği bulunur. Kimliklerin farklı cinsiyetleri, etnik kökenleri, ilgi alanları ve çevreleriyle etkileşim yolları olabilir.
Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedenleri
Çocuklukta fiziksel, cinsel veya duygusal istismar, aile içi şiddet, ağır kazalar veya savaş gibi travmatik deneyimler, kişilik bölünmesine yol açabilir. Bu travmalar, bireyin kendini korumak için farklı kişiliklere bölünmesini tetikleyebilir.
Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişi sanki içinde kendisinden başka bir kişi ya da kişiler olduğunu hisseder. Hastanın içinde hissettiği bu farklı kişiliklere “alter” adı verilir. Bu durum (alter kişilikler) genelde hastanın kendi içinde varlığını hissettiği bir başka kişilik olarak karşımıza çıkar.
Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmakta ve sıklıkla çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylara dayanarak gelişmektedir. Çoklu kişilik bozukluğu tedavi gerektiren ciddi bir rahatsızlıktır ve genellikle psikoterapi ile yönetilir.
Narsist kişi sürekli olarak kendini beğenmiş ve kibirli davranışlar sergilerken çevresindekilerden her zaman iltifat bekler. Buna rağmen başkalarının duygularını hiç önemsemez, empati kuramaz. Diğer insanları manipüle edilecek nesneler gibi görür. Narsist sözcüğünün kökeni Yunan mitolojisine kadar uzanır.
Kin tutan kişilerin belirgin özellikleri arasında kendini haklı gösterme, inatçılık, öfke ve yargılayıcılık yer alır. Kin tutmanın olumsuz etkileri arasında stres, sağlık sorunları, sosyal izolasyon ve uyku sorunları yer alır.
Bu kişiler yalancı işbirliği, içtenliksiz uyum çabaları, aşırı bağımlı ve derin korkulara sahip bireylerdir. Ağır kişilik bozukluklarında üstbenliğin rolü nedir? Kişilik bozukluklarında üst benlik kusur ve tutarsızlıklarla doludur. En ağır üstbenlik bozukluğu antisosyal kişilik bozukluğunda görülür.
Standart çift yatak ölçüleri arasında 140x190, 150x200, 160x200 ve 180x200 bulunur.