Nasip kelime anlamı olarak “Allah'ın bir kimse için önceden belirlediği mutluluk payı” anlamına gelmektedir. Kısmet ise “bölmek” anlamına gelirken İslam Hukuku'nda ise “ortak hisseli mallarda sahiplerine paylaştırma” anlamına gelmektedir.
Nasip etmek (eylemek, kılmak): (Allah birine bir şeyi) Kader olarak belirlemiş olmak, (birini bir şeye) eriştirmek, kısmet etmek: Ana dîdârını görmek kıl nasîb (Süleyman Çelebi). Hak nasîb eylese dergâha varsam (Pir Sultan Abdal). Meğer Allah gelinlik duvağımı kendi kanımdan nasip etmiş (Nâmık Kemal).
Nasip de Allah'ın takdirine ve dilemesine bağlıdır. Bu yüzden kadere iman edip teslim olan ve kısmetine rıza gösteren kişi, kederden emin olur. Nasip meselesinde insan cüz'i iradesini kullanıp üzerine düşeni yerine getirmekle mükelleftir, neticeyi vermek ise Allah'ın takdiridir.
Unutma! Allah sana bir şey nasip edecekse bu nasipten önce seni imtihan edecektir. Eğer zor bi imtihanla karşı karşıyaysan demek ki büyük bir mükafat sana doğru geliyor. Öyleyse sabırlı olmava devam et ve bekle.
Allah, Nasıp Etmeyeceğı Şeyın Hayalını Kurdurmaz. Hz. Osman.
Bakara / 200. Ayet
Bazı insanlar: “Rabbimiz, bize nasibimizi dünyada ver!” der. Öyle kimselerin âhirette hiçbir nasibi yoktur.
Nasibüke yüsibüke velev kane tahte'l-cebel. Yani “Nasibin dağın altında da olsa sana isabet eder.” Arapça atasözünde işaret ettiği gibi payımıza düşen bizi bulur. Bunun sırrı da Kuran'ı Kerim'de buyrulduğu gibi boşa vakit geçirmeden bir iş istediğimiz gibi olmadığı zaman başka hayırlı bir işe yönelmemizdir.
O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz Allah, (cüz'î irâdesiyle) ısrarla bâtılı tercih eden kimseyi, tercih ettiği sapkınlık üzere bırakır, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseyi ise, (lütfuyla) doğru yola iletir.” Onlar ki îmân edip, kalpleri Allah'ı zikretmekle huzur bulan kimselerdir.
◾ Hadis-i şeriflerde duanın belaları engelleyeceği söylense de ezelde takdir edilmiş şeyler yine dua ile oluşacaktır. Yüce Rabbimiz ezelî ilmiyle insanın edeceği duayı bildiği için kaderini ona göre şekillendirir. Dua da kaderi şekillendiren bir sebep olarak görülmelidir.
Allah, her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bunları yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da ilahi bir kanundur ve kaderdir. Dolayısıyla evlilik kişi iradesine bağlı olan kaderdir.