Actio institoria davasından doğan sorumluluğun sınırı işletenin atandığı teşebbüs ile bağlantılı olan hukuki işlemlerdir.
8 Formula'nın condemnatio kısmında, daima bir para miktarı olması gereken mahkûmiyeti, hâki- min malın iadesi hakkında davalıya verdiği bir emrin (clausula arbitraria) yerine getirilmesine bağlayan davalara actio arbitraria denmektedir.
Legis actio'da kullanılan actio-dava kelimesi, çekişmeli durumlarda açılacak davanın nasıl açılması gerektiği göstermek amacıyla kullanılmıştır. Bu yüzden legis actio'nun gerçek anlamı, yasal dava kalıbıdır.
Alıcının satıcıya karşı açtığı dava actio empti, satıcının alıcıya açtığı dava actio venditi'dir; bu davalar iyiniyet davalarıdır ve bu davalarla ek anlaşmalar da takip edilebilmektedir.
Roma hukukunda actio (dava) ve ius (hak) çok sıkı bir bağlan- tı içindeydi. Roma hukukunda, haklar, onları koruyan actio'lar kapsa- mında incelendiğinden, ancak dava hakkına sahip olan bir kişi, hak sahibiydi.
Actio institoria, bütün hukuki işlemlere (örneğin mancipatio) uygulanabilmekte idi[8]. Actio, Roma İmparatorluğu'nda usul hukukunu harekete geçiren ve hakların hima- yesine temel olan kavramdır.
ACTIO PUBLICIANA IN REM
Kazandırıcı zamanaşımının zaman şartı hariç diğer şartları yerine getirmiş olan kişinin mülkiyet hakkının korunmasını sağlayan davadır. Praetor'un tanıdığı bir dava biçimidir, çağdaş hukuklarda yeri yoktur.
Actio de peculio, köleler ya da aile evlâtları ile hukukî işlem yapan üçüncü kişilere çok büyük bir koruma sağlamıştı45. Bu şekilde üçüncü kişiler, peculium miktarıyla sınırlı olsa dahi, malvarlığına sahip olan efendi ya da aile babasından alacaklarını talep edebiliyorlardı.
Formula usulünde, mahkum olduğu halde yargıcın kararını yerine getirmeyen kimseye karşı açılan icra davası; tenfiz davası.
Bağlama Konusunun Vasıflandırılmasında Lex Causae Yöntemi
Uyuşmazlık konusu olan olayı, uyuşmazlığın esasına uygulanacak yabancı hukuka göre nitelendirmesi veya vasıflandırmasıdır.