Akciğer kanseri bronştan yani solunum yolundan köken alır. 2021 patoloji sınıflamasında 80 tip akciğer kanseri vardır.
Küçük hücreli akciğer kanseri daha nadir olmanın yanı sıra daha agresif olan formdur. Kanser hücreleri hızlı büyümeye ve vücudun diğer bölgelerine yayılmaya (metastaz) eğilimlidir. Bu sebeple kanser ancak vücudun diğer bölümlerine yayıldıktan sonra teşhis edilebilir, bu durum da iyileşmeyi daha zor hale getirir.
Bu üç kanser türü adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom şeklinde sıralanır.
Küçük hücreli akciğer kanseri belirtileri arasında akciğer ve göğüs boşluğundaki yayılımına bağlı olarak öksürük, ses kısıklığı, öksürük ile kan gelmesi, kilo kaybı, nefes darlığı, iyileşmesi uzamış zatürre ve geçmeyen uzun süreli göğüs duvarı ağrısı gibi şikayetler olabilir.
İyi huylu akciğer kanseri; doğuştan gelen veya sonradan oluşan tümörler olup, yayılma ve sıçrama özelliğine sahip değildir. Genellikle belirti vermezler ve bundan dolayı tesadüf eseri fark edilirler. Benign olarak tanımlanan bu tümörler, metastaz yapma eğilimi göstermezler. Ayrıca tedaviye yanıt verirler.
En hızlı yayılan kanser türü, akciğer kanseridir. Akciğer kanseri, akciğerlerde başlayan kanserli bir büyümedir ve akciğerlerin işlevselliğini azaltabilir. Akciğer kanseri, diğer kanser türlerinden daha hızlı yayılır ve tedavi edilmezse ölümcül olabilir.
Akciğer kanseri en çok hayat kaybına neden olan kanser tiplerinden biri olmasına rağmen, erken dönemde saptanan ve cerrahi olarak başarı ile tedavi edilen vakalarda hastalıktan kurtulma oranları yüzde 80-90'ları bulmaktadır. Erken evre olmasa da cerrahi tedavi şansı olanlarda da başarı oranları düşük değildir.
Ancak, kemoterapinin en ağır olduğu düşünülen durumlar arasında yüksek dozda kemoterapi (HDT) uygulaması ve hazırlık gerektiren kemik iliği nakli (BMT) örnek verilebilir. Bu tedaviler, genellikle kanserin ileri evrelerinde veya dirençli olduğu durumlarda kullanılır ve ciddi yan etkilerle ilişkilendirilir.