Yaşlılık sözcüğü yaşam süresinin geç dönemindeki gelişmenin devamını ve bireydeki değişimleri anlatır. Yaşlılık yaşam konusunda kayıpların ve çöküşün görüldüğü bir dönemdir. Gelişmiş ülkelerde, ileri yaş yetişkinlere yönelik insanların tutumlarına ilişkin yapılmış çalışmalara rastlanmaktadır.
Tanıma göre yaşlı birey 60 yaşı aşmış bireyler olarak belirtilmesine rağmen yaşlılık için genel bir yaş sınırı yoktur. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yaş sınıflaması şöyledir: 60 ile 74 yaş arası yaşlılık, 75 ile 89 yaş arası ihtiyarlık, 90 yaş ve fazlası ileri yaşlılık (Akdemir, 1997).
Sosyal açıdan yaşlılığı, bireyin statü kayıplarına paralel olarak toplum tarafından yaşlı olduğuna dair aldığı mesajlar biçiminde tanımlamak mümkündür. Toplumda bireyden beklenilen davranışlar vardır ki, bu davranışlar yine toplumun norm ve değerleri tarafından belirlenmektedir.
Yaşlanma sosyolojisi, toplum ile o toplum içerisinde “yaşlı” olarak kabul edilenler arasındaki karşılıklı ilişkiyi inceleyen bir çalışma alanıdır.
Bu amaçla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 65 ve üzeri yaşlardaki grubu “genç yaşlı” (65-74 yaşlar), “orta yaşlı” (75-84 yaşlar) ve “ileri yaşlı” (85 ve üzeri yaşlar) olmak üzere üç alt gruba ayırdı.
Toplumda yaşlı denilince; bakıma muhtaç, yürüme güçlükleri olan, değişime kapalı, mutsuz, yalnız ve sosyal ilişkileri zayıflamış bireyler akla gelebilmektedir.
Yaşlılık Kuramları:
Yaşamdan Çekilme/Kopma Kuramı • Aktivite Kuramı • Rol Bırakma Kuramı • Sosyal-Çevresel Kuram • Süreklilik Kuramı • Değiş-Tokuş Kuramı başlıkları altında incelenebilir. Bu kuramlar yaşlılık dönemindeki bireyin, toplum içindeki durumu ve görüntüsünün açıklanması konusunda rehber olmaktadır.
İleri yaş, insanın yaşam beklentisine yaklaşan veya aşan yaşları ifade eder ve bu nedenle insan yaşam döngüsünün sonudur. "İleri yaş" olarak belirtilen kronolojik yaş, kültürel ve tarihsel olarak farklılık gösterdiğinden, yaşlılık kesin bir biyolojik evre değildir.
Yaşlanma süreci doğumla birlikte başlar ve her çeşit organizma doğumundan ölümüne kadar çok sayıda değişikliğe uğrayarak yaşlanır. Yaşlanma sabit bir süreç değildir ve bireyler arasında farklılıklar gösterir. Bu sürecin son bölümü ise yaşlılık olarak isimlendirilmektedir.
Yaşlılık sözcüğü yaşam süresinin geç dönemindeki gelişmenin devamını ve bireydeki değişimleri anlatır. Yaşlılık yaşam konusunda kayıpların ve çöküşün görüldüğü bir dönemdir. Gelişmiş ülkelerde, ileri yaş yetişkinlere yönelik insanların tutumlarına ilişkin yapılmış çalışmalara rastlanmaktadır.
Yaşlılık dönemi yaşam döngüsünün ileri evresi olarak tanımlanabilir. Bu dönem sadece kronolojik olarak ileri yaş değil bireysel olgunluk dönemi olarak algılanmalıdır. Yaşam boyu deneyimlerle ulaşılan gelişimsel olgunluk bu dönemin en önemli kazanımların- dandır.
Hareketlerde yavaşlık, daha fazla yorgunluk hissi, cinsel istekte azalma, şişmanlama, unutkanlık, ciltte kırışıklıklar vs. yaşlanma belirtileri ve yaşlılık dönemi özellikleri olarak sayılabilir.