Öykü, roman ve novella türünde eserler yazan müelliflere münşi denir. Münşiler, deneme, makale, anlatı türünde düşünce yazları da kaleme alır. Bu kelime günümüzde daha çok usta yazarlar için bir övgü sözü olarak kullanılır.
Münşi, edebî ilimlere vâkıf, bir maddeyi mensur olarak ve kusursuz bir şekilde kaleme alabilen kâtip demektir. Münşiler resmî belgeleri kusursuz olarak yazma hünerine sahip olan kişilerdir.
Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi - Türkiye Selçuklu Devleti'nde Devlet Yönetimi. Kavram ve tanımları eşleştiriniz. Devletler ve eyaletlerle ilgili yazışmaları yöneten bu divanın başındaki görevliye münşi denilirdi.Devletin mali ve idari işlerini teftiş ederdi.
Münşînin işi, mesleği, kâtiplik.
Muhammed Abdul Kerim (1863 - 20 Nisan 1909), Hint hizmetkâr ve sekreter. Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı ile Hindistan Kraliçesi Victoria'nın saltanatının son on dört yılında hizmetinde bulundu.
Arapça fsd kökünden gelen müfsid "fesat sokan" sözcüğünden alıntıdır. Lügâtte bozucu veya fesad eden gibi mânâlara gelir. Müfsid kelimesi, İslam kelâmında imanı (inanç), İslam fıkıhında ise başlanmış bir ibâdeti bozarak geçersiz kılan durumlar için kullanılan bir terimdir.
NÂME-i HÜMÂYUN. Osmanlı padişahlarının yabancı hükümdarlara gönderdiği mektuplara verilen ad. Osmanlı padişahlarının yabancı devletlerin hükümdarları yanında vasal durumundaki beylere, imtiyazlı bölgelerin idarecilerine yolladığı mektupları ifade eder.
Münşi kelimesi, bir işin gerçekleşmesinde ya da bir eserin ortaya çıkmasında büyük pay sahibi olan kişi demektir. Bu kelime 16. yüzyıldan itibaren, düz yazı türünde eserler kaleme alan yazarlar için kullanılmaya başlanmıştır.
Ramazan Bayramı'nın üçüncü günü Kayseri'de huzurunda bulunan yabancı elçiler için büyük bir ziyafet verdi ve bu ziyafette yediği kuş etinden zehirlenerek o gece öldü (31 Mayıs 1237). Oğlu Gıyâseddin Keyhusrev tarafından zehirlendiği ileri sürülmüştür.
Azade, ikinci dizesi olmadan anlam ifade edebilen tek dizelik ve vezinli nazım şeklidir. Bazen bir beyitteki iki mısranın birbirleriyle ilişkisi olmaz. Bu tarz bazı durumlarda da mısralar ayrı olarak kabul edilip bunlara yine azade denilir.