[1] İslâm devletlerinde maliyeden sorumlu devlet görevlisi.
Sözlükte “yükseğe çıkmak, yüksekten bakmak; kontrol etmek” anlamındaki işrâf masdarından türeyen müşrif kelimesi, devletin askerî ve adlî alanları dışında her türlü malî işlerini ve hesaplarını kontrol eden denetçi ve müfettişleri ifade eder.
İslâm devletlerinde malî işlerle ilgili divanın başkanı ve ona bağlı bazı memurlar için kullanılan bir terim. Sözlükte “hakkın ödenmesini isteyen kimse” anlamındaki müstevfî kelimesi, terim olarak devletin malî işleriyle ilgili divanın başkanını ve buna bağlı memurları ifade eder.
Şehremini : belediye işlerini yapar. Mustevfi : Divanı İstifa. Naip : devlet idaresindeki görevlilerin yerine geçici süre ile bakan kişiler.
Türkçe'de kelime olarak padişahın ismini ihtiva eden özel bir işaret, padişahın imzası gibi anlamlar ifade eder. Aslı Oğuzlehçesinde tuğrağ olup, hükümdarın basılmış imzası demektir. Orhan Gazi tarafından kullanılan ilk tuğra Orhan bin Osman ifâdesinden ibâret olup, tuğralardan ilki 1324 diğeri 1348 tarihlidir.
[1] İslâm devletlerinde maliyeden sorumlu devlet görevlisi.
İsraf ve Tebzir
[2] İsraf, “İster ifrat ister tefrit türünden olsun her türlü aşırılığı ifade eder.” “Din-i mübinin, aklıselimin, tabii selimin ve örfi sahihin kabul etmeyeceği, inanç, söz ve davranışların genel adıdır.”[3] Müsrif ise israf eden demektir.
Haber-i vâhidin en üst derecesi için kullanılan hadis terimi. Sözlükte “taşmak, kabarmak” anlamındaki feyż kökünün “istif'âl” kalıbından türeyen müstefîz kelimesi bir kaptan dökülen suyun etrafa yayılmasını ifade eder, hadis ilminde ise tarikleri çoğalan hadisin gittikçe yayılmasını anlatmak için kullanılır.
Nişancı, Divan-ı Hümayun'un bürokratik örgütünün başında yer alan kişi olup, Divan-ı Hümayun toplantılarında görüşülecek işlerin belli bir gündeme bağlanmasından, en önemli görevi sayılan Padişah fermanlarına tuğra çekmeye varıncaya kadar çok sayıda görevi yerine getirmekle ödevli kılınmıştır.
Kopya edene hattat, müstensih denir. Yazarın el yazısıyla olanına müellif hattı denir, yazarın söyleyerek yazdırdığına müellif diktesi denilmektedir.