Olay Örgüsü: Yusuf, aşkı için gerek toplumsal normlarla gerek kendi içsel duygularıyla mücadele ederek fedakarlıklarda bulunması ile ilerler. Yusuf, aşkı için Kuyucak köyüne geri dönecek, Züleyha ile evlenmeye çalışacaktır. Tema: Kuyucaklı Yusuf'un macerasında tema olarak aşk ve tutkuyu görmek mümkün.
Öz Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf romanı toplumsal eşitsizlik teması üzerine kurulmuş bir eserdir. Yazar, Osmanlı'nın son yıllarında Anadolu'nun bir kasabasında yaşanan olayları anlatırken toplumda görülen aksaklıklara da ışık tutmaktadır.
Öykü ve romanda gözlemci gerçekçilikten eleştirel gerçekçiliğe doğru bir tavrı benimseyen yazar, eserlerinde Anadolu insanının yaşamını toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla ele almıştır. Yazarın dili sadedir. Eserleri, otobiyografik özellikler taşır; Realist ve Natüralist akımların izleri görülür.
Kuyucaklı Yusuf konusu itibariyle ailesinin katledilmesiyle sahipsiz kalan dokuz yaşındaki Yusuf'un olayı soruşturmak için Kuyucak'a gelen Nazilli Kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlatlık alınması ve çocuğun daha sonraki hayatı anlatılmaktadır.
Muazzez ise Yusuf'u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.
1914'te dedesinden kalma Afyonkarahisar'daki evde babasıyla tartışan Cevat Şakir, kazayla babasının ölümüne neden olduğu için on dört yıla mahkûm edildi ve hayatının yedi yılını hapishanede geçirdi (Aktaş, 2004: 339; Işın, 1977:10; Özkırımlı, 2004: 615).
Kuyucaklı Yusuf Kitabı Konusu ve Ana fikri
Kuyucaklı Yusuf'un kendisini evlatlık alan Kaymakam'ın kızı Muazzez ile olan aşkı ve onun mutluluğunu istemeyen kişiler ile olan mücadelesi anlatılır. Kitabın ana fikri, sınıf çatışmalarının sevginin önüne geçmesine izin verilmemesi noktasında öne çıkar.
Cinayetin işlendiği Kuyucak köyüne gelen Kaymakam Salâhattin Bey'in, anne-babası öldürülen Yusuf'u yanına almasıyla başlar hikâye. Onu evlat edinir.
Yusuf'un Doğayla Çatışması
Yusuf'un Şakir'le kavga etmesi ve ona yumruk atması ile birlikte romandaki iki karşı güç ilk kez karşı karşıya gelir ve çatışma başlar. Çatışmanın nedeni Muazzez'dir. Kendisini doğadan koparamayan Yusuf, şehire yerleştiğinden beri doğaya özlem ve ihtiyaç duymaktadır.
Gözlemci bakış açısında, anlatıcı kameraman gibi inceleme yapar ve ayrıntıları görebildiği kadarı ile okuyucuya aktarmaktadır. Bu anlatım şeklinde, anlatıcı gördükleri haricinde bilgiler vermez. Geçmiş ya da gelecek ile ilgili yorumlar yapması veya kahramanların duygularından bahsedebilmesi mümkün değildir.
Eserin muhtevasında egemen güçlere isyan ön plandadır. Eserde Rousseau'nun isyan ve doğaya dönüş anlayışından kaynaklanan başkaldırı teması ele alınır. Bu eser, Türk edebiyatında Anadolu'daki toplumsal düzene getirdiği eleştiri bakımından öncü romanlardandır. Bu roman bir kasaba romanıdır.
Sabahattin Ali (25 Şubat 1907, Eğridere - 2 Nisan 1948, Kırklareli), Cumhuriyet Döneminde roman, öykü, şiir, oyun gibi türlerde 15'ten fazla eser kaleme almış, Toplumcu Gerçekçi Türk şair, roman, oyun ve hikaye yazarıdır.