Sıffîn Harbi neticesinde Ali ile Muâviye arasındaki ihtilâfı Kur'ân ve Sünnet'e göre halletmek üzere tarafları temsilen birer hakem seçildiği için bu olaya “Tahkim Olayı” denir.
ali ile muaviye arasında geçtiği rivayet edilen, müslümanlar arası bir savaşta daha fazla kan akıtılmasını önlemek için her iki tarafın da sonucu belirlemek üzre birer hakem tayin ettiği, muaviye'nin bir şekilde cinlik yaparak sonucu kendi lehine çevirdiği olay.
Hakem Olayı :
O yıl Kâbe sel baskınında hasar görmüş, Mekkeliler tamiratını yapmışlar, sıra Hacerü'l-Esved'i yerine koymaya gelince, kabileler arasında antlaşmazlık ve kavga çıkmıştı. Sonunda herkesin güvendiği Hz. Muhammed (s.a.v. )'i hakem yapmaya karar verdiler.
Sıffîn Savaşı'nda (37/657) Muâviye'nin ordusu yenilmek üzere iken Amr b. Âs'ın mushaf sayfalarını mızraklara taktırarak her iki tarafı da Kur'an'ın hakemliğini kabule çağırmasıyla başlayan olay.
Muâviye, Hz. Osman'ın ardından Medine'de halife seçilen Hz. Ali'ye, Hz. Osman'ın öldürülmesi konusunda ilgisiz kaldığını ve suç ortağı olduğu isyancıları ordusunda barındırdığını ileri sürerek biat etmedi.
Hz. Muhammed, bir örtü getirterek Hacerülesved'i onun üzerine koydu, bütün kabile reislerinin iştirakiyle örtüyü kaldırdı, konulacağı hizaya gelince de taşı kendi elleriyle alıp yerine yerleştirdi. Böylece Kureyşliler arasında çıkmak üzere olan bir çatışmanın önüne geçilmiş oldu.
Minkarî Hz.Ali'nin kunutunun sabah ve akşam namazlarında olduğunu bildirirken onun Muâviye, Amr, Ebû Mûsâ, Hubeyb, Dahhâk, Velîd ve Abdurrahman'a lanet ettiğini, Muâviye'nin de Ali, İbn Abbas, Kays b. Sa'd, Hasan ve Hüseyin'e lanet ettiğini bildirmektedir.
Bir uyuşmazlığı çözmek için taraflarca tayin edilen kimse. Aralarında hukukî ihtilâf bulunan kişilerin bu ihtilâfı çözüme bağlaması için üçüncü kişiyi hakem tayin etmesi anlamında fıkıh terimi.
8. yüzyıl Arap tarih bilimcisi İbn-i İshak'ın siyer kaynaklarındaki anlatımlarına göre Muhammed, 12 yaşındayken amcası Ebu Talib ile birlikte Şam kentine ticaret için giderken, Busra bölgesine geldiklerinde Bahira, yolda kafileyi durdurmuştur.
Milâdî 605 yılında, Hz. Muhammed otuz beş yaşlarında iken Kureyşliler yangın ve sel sularından zarar gören Kâbe'yi tamire karar verdiler.