CAİZ ÖRNEKLERİ
"Cemaatle namaz kıldıktan sonra, duayı beklemeden gitmek caizdir" demek, (Günah değildir, gidilebilir, ancak gitmeyip duayı beklemek daha iyi olur) demektir. "Kur'an-ı kerimi abdestsiz ezberden okumak caizdir" demek de böyledir.
“Geçip gitmek, mümkün, geçerli ve serbest olmak” gibi anlamlara gelen cevâz kökünden türemiş bir isim olup İslâm hukukunda bir söz ve davranışın dinî veya hukukî esaslara uygunluğunu, yapılmasının serbest ve geçerli olduğunu belirtmek için kullanılmıştır.
Caiz görmek, uygun bulmak; caiz olmak; yapılması mahzurlu olmamak, dînen yasaklanmamış olmak gibi anlamlarda kullanılır. Bunun tersi olan "caiz değildir" sözü ise, caiz olmamak, yani yapılması mahzurlu olmak, doğru olmamak veya dînen yasaklanmış olmak demektir. demektir.
1- Caiz, genel olarak ruhsat verilmiştir, günah değildir manasındadır. Fakat, caiz denilen şeyi yapmamak daha iyidir. 2- Yapılması daha iyi demektir. 3- Yapılması tenzihen mekruh demektir.
Mübah (Arapça: مباح), İslami terim. Fiil-i mükellef olup, yapılmasında veya terkinde dinî yönden hiçbir mahzuru bulunmayan, yani, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest olduğu işlerdir. Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi... Mübah olan bunun gibi işlerin ne yapılmasında sevap vardır, ne de terkinde günah vardır.
Tamlamanın ilk anlamı: "Diğer bir deyişle, şöyle söylemek uygunsa" şeklindedir. Diğer anlamı ise "Sözün özünü söylemek gerekirse" gibi bir anlama karşılık gelir. Bu kalıp, daha çok mecazlardan faydalanılan benzetme cümlelerinde kullanılır.
Büyük dünya dinlerinin her birinin, diğer şeylerin yanı sıra, belirli bir gıda türünün tüketimi, menşei veya hazırlanma şekliyle ilgili kendi bireysel ilkeleri vardır . Bu kurallar dine bağlı olarak az çok kısıtlayıcıdır.
Fıkıh terminolojisinde Allah'ın yapılmamasını mutlak biçimde emrettiği fiillere verilen genel isimdir. Örneğin, içki içmek, domuz eti yemek, Allah'tan başkasının adına kesilmiş hayvanın etini yemek, faiz yemek, kumar oynamak, hazine kazmak, zina etmek, zulmetmek ve/veya adam öldürmek haramdır.
Helal ve mübah olmayan şeylere "caiz değildir" denilmektedir. Bu ifade ile haramlar kastedildiği gibi, zatı itibariyle helal olan ancak hükmen haram olan şeyler için de kullanılır. Mesela, alışveriş yapmak helaldir.
Bunlara örnek olarak sigara içmek, bahis olmasa bile tavla ve kâğıt oyunları gibi oyunlar oynamak, erkeğin altın takması ve ipek giymesi gösterilebilir. Tenzîhen mekrûh: Şeriatın bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir. Yapılmaması yapılmasından daha iyi olan davranışları tanımlar.
Sözcük anlamı olarak "hoş görülmeyen, beğenilmeyen şey" manasına gelir. MEKRUH VAKİTLERİ NELERDİR? Bazı vakitlerde bir kısım ibadetlerin yapılması yasaklanmıştır. Bu vakitlere kerâhet vakitleri denilir.
Terim olarak “dinin esaslarına aykırı olmasa bile yalancılıkla itham edilen, dinin emir ve yasaklarına aykırı davranan veya rivayetlerinde çokça vehim ve gaflet görülen râvinin tek başına rivayet ettiği hadis” mânasına gelmektedir.