Genellikle kalıplaşmış sözlerden oluşurlar. Ayrıca deyimler atasözleri gibi öğüt vermez yani yol gösterici değildir. Sadece bir olayı etkili ve kısa bir şekilde anlatmak için kullanılırlar. Deyimlerde mesajlar örtülü verilir, atasözlerinde ise bir işin nasıl yapılacağı hakkında fikir vericidir.
İki ya da daha fazla sözcüğün bir arada kullanılmasıyla oluşan söz gruplarıdır. Çok fazla kelimeden oluşmuş olsalar da tek bir durumu karşılarlar. Örneğin “Atı alan Üsküdarı geçti” deyimi bir fırsatın kaçırılması anlamına gelir. Deyimler başka dillere tercüme edilemezler.
Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden atasözü- nü oluşturan sözcükler yerine başka sözcükler getirile- mez, sözcüklerin sıralanışında da değişiklik yapılamaz. “Damlaya damlaya göl olur. ” atasözünde bulunan “göl” sözcüğünün yerine “havuz” sözcüğünü getiremeyiz.
Baklayı ağzından çıkarmak: Gizli tuttuğu şeyleri açıklamak, söyleyemediği şeyleri sabrı tükenince söylemek. Baltayı taşa vurmak: Farkında olmadan karşısındakini rahatsız ede cek, kızdıracak söz söylemek. Bardağı taşıran son damla : Sonunda insanın sabrını tüketen, olum suz tepki yaçatan söz, davranış vb.
Deyimler kalıplaşmış sözcüklerdir. Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerine eş anlamlıları bile getirilemez. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Bu şekilde bir kullanım anlatım bozukluğuna yol açar.
Ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek, sevindiği her hâlinden belli olmak. Ağzında bakla ıslanmamak: Sır saklamayı becerememek, sırrı hemen açığa vurmak. Ağzından çıkanı kulağı işitmemek: Sözlerini tartmadan, düşünmeden, öfke içinde, nere varacağını hesaplamadan konuşmak.
Geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlere atasözü denir. Türkçe'de "sav" ve "irsal-i mesel" olarak da adlanılır. Atasözü Örnekleri: -Acıkan yanağından,susayan dudağından belli olur.
- Zengin kaşınmış, fukara zannetmiş, para verecek. - Ölüler de zanneder ki, diriler her gün helva yiyir. - Uyursun sabaha galır, ölürsün ellere galır. - İgidim (kocam) igid olsun da, yerim çalı dibi olsun.
Deyimler, atasözleri gibi kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin tümü ya da bazıları değiştirilip yerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamaz veya söz dizimleri değiştirilemez. Örneğin; kabak tadı vermek yerine kabak kokusu vermek denemeyeceği gibi, ağır başlı yerine de başı ağır kullanılmaz.
1- Deyimler kalıplaşmış ifadelerdir. Bu nedenle bir deyimin içerisinde yer alan kelimelerin yeri değiştirilemez. 2- Genellikle deyimlerde yer alan kelimelerin tamamı mecazi anlamda kullanılır. 3- Deyimlerde en çok kullanılan söz sanatları teşbih ve mecaz-i mürseldir.
Deyimler, tarihin bilinen veya bilinmeyen bir döneminde, genellikle mecazlaşarak halkımız tarafından benimsenmiş, kalıplaşmış söz öbeklerinden oluşmaktadır. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve nesilden nesile aktarılarak halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlere ise atasözü denmektedir.
Bir olay durum ya da kavramı daha etkileyici anlatmak amacıyla en az iki sözcüğün bir araya getirilmesi sonucu deyimler oluşur. Deyimler genel olarak gerçek anlamının dışında kullanılarak mecazlı anlatımı ifade eder. Bu sebeple deyimlerde anlamlılık aramak gerçek anlamdan uzaklaşmayı gerektirir.