1. Zihinde hazırlanan, canlandırılan, tasarlanan, tasavvur edilen: “Şekl-i mutasavver.” 2. Yapılmasına karar verilen, niyet edilen: “Mutasavver bir seyâhat.”
Mutavassıt TDK sözlük anlamı şu şekildedir: isim,eskimiş Aracı
Vikisözlük'te mutasavvıf ile ilgili tanım bulabilirsiniz. Mutasavvıf (Arapça: متصوف), tasavvuf ehli olan, herhangi bir tasavvuf yolunda mertebe kat etmiş kişidir.
Tasavvufî hayat tarzını benimseyerek Hakk'ın yakınlığını kazanmaya çalışan kimse.
Sözlükte “çevirmek; dönmek” anlamlarındaki evl kökünün “tef'îl” kalıbından (te'vîl) türetilen müevvel kelimesi “kendisine dönülen, sonunda varılacak olan nokta” demektir. Fıkıh usulü terimi olarak zannî delile dayanılıp muhtemel mânalarından birinin diğer(ler)inden üstün olduğu kabul edilen müşterek lafzı ifade eder.
Sözlükte “öncekiler” anlamına gelen mütekaddimîn (mütekaddimûn) ve “sonrakiler” mânasındaki müteahhirîn (müteahhirûn) kelimeleri, İslâm düşünce ve ilimler tarihinde bazı dönüşümlerin öncesini ve sonrasını belirten bir kavram çifti oluşturmakla beraber bunlarla kastedilen devirler ilim dallarına ve kullananlarına göre ...
Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih eden, zatına layık olmayan manaları O'ndan nefyeden, hiçbir şekilde yaratılanlara benzerliğinin olmadığını bildiren sıfatlardır. Bu sıfatlara tenzihi sıfatlar da denilmiştir.
Mümkin: Varlığı zatının gereği olmayan, varlığı da yokluğu da müsavi bulunan var olabilmesi için mutlaka bir sebebe muh- taç bulunan şeydir.
Yaptığı bu çalışma ile Köprülü; İlk Mutasavvıflardan hem Ahmed Yesevî (k.s) hem de Yunus Emre'nin (k.s) tesirlerini layıkıyla ortaya koymuştur.
İlk Türk Mutasavvıfı “Hoca Ahmet Yesevi” Paneli Gerçekleşti.