"Ülüş veya ülüğ, Divânu Lügati't-Türk'te, "الش ülüş" "Budun arasında pay, ayırış." şeklinde tanımlanan ülüş; Orta Asya eski Türk devlet geleneğine göre ülkenin hanedân üyeleri arasında paylaştırılması âdetini ifade etmektedir.
Orun hükümdarın meclisinde oturulan yeri ifade ederken ülüş ise hükümdarın sofrasından devlet görevlilerinin almış olduğu pay anlamına gelmektedir.
Aynı ülkede yaşayan, aynı dili konuşan, ortak bir tarihe, geleneklere ve kültürel değerler sahip insan topluğuna ulus denir.
Ülke: - Bağımsız bir devletin hak ve yetkilerini herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan kullanabildiği coğrafî bir alandır. - İlk Türk devletlerinde yurt sözü daha çok vatan için kullanılmış, o dönemde ülke sınırlarına da yaka denilmiştir.
Osmanlılar'da devletin resmî haberlerini ulaştıran görevlilere verilen ad. Sâî, tatar, berîd, posta karşılığında kullanılan ulak kelimesi Eski Türkçe'de ulağ diye geçer.
Kadim Türklerdeki egemenlik anlayışına göre hükümranlığın kaynağı ilahi idi. Tanrı, devleti yönetme işini Türk kağanı aracılığıyla yapıyordu. Bunun için de onu kut (siyasi iktidar), ülüg/ülüş (kısmet, pay, hisse) ve küç (güç) ile donatmıştır.
Tudun, eski Türk bölgesel yöneticilerine verilen ünvandır. Avar, Göktürk ve kadim Bulgarların kullandığı bu ünvan günümüzün valileri ile örneklenebilir. Tudun imparatorluk hükûmetinin temsilcisi, bir yönetici ve bir diplomat olarak her üç işlevi de görebilirdi.
Ulug (Uluğ) Türkçe bir söz olup büyük, yüce demektir. Hem kelimesi "kem" şekliyle Eski Türkçede akarsu anlamına gelir.
Türkiye Cumhuriyeti, bir ulus-devlet (milli devlet) olarak kurulmuştur. Ulus devlet modelleri ve milliyetçilik anlayışları, ülke şartlarına göre farklılaştırılabilen normatif alanlardır.
ulus - Nişanyan Sözlük. Moğolca ulus “pay, kısım, kağan ailesinin her bir üyesine tahsis edilen ülke” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Türkçe ülüş “1. pay, 2. ülke, şehir” sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ül- “pay etmek” biçiminden Eski Türkçe +Iş ekiyle türetilmiştir.