Kubbealtı Lugatı i. (Ar. esbāb “sebepler” ve mūcibe “gerektirici şey” ile esbāb-ı mūcibe) Gerektirici sebep, gerekçe: Halîfe tarafından esbâbımûcibesi sorulmuş. Câriye, “Bu çaldığım kendi udum olmadığı cihetle mahâretimi gösteremiyorum” cevâbını vermiş (Mec.
(genelde kanunlar icin) gerekcelerin bulundugu metinlerin eski dilde ifade edilisi. 743 sayılı türk kanunu medenisi'nin dönemin adalet bakanı mahmut esat bozkurt tarafından kaleme alınmış genel gerekçesidir. metin, daha anlaşılır olması için günümüz türkçesi'ne çevrilmiştir.
Esbab kelimesi Osmanlıca bir kelime olmasına rağmen dilimizde de kullanılmakta olan bir kelime olarak bilinmektedir. Esbab kelimesinin sahip olduğu anlam ise bir işe sebep olma olarak kullanılmaktadır. Esbab kelimesi genel olarak sebep ve sebep olma anlamlarına gelmekte olan bir kelime olarak ifade edilebilir.
“…Zorlayıcı sebep ( mücbir sebep ), kökeni, doğal, sosyal ve hukuki olması itibariyle failin dışında kalan, fail tarafından önlenme olanağı bulunmayan, önceden takdir ve tahmin edilemeyen olaylar olarak tanımlanmaktadır.
(esbab-ı mucibe) gerekçe. icap etme sebepleri. bir şeyi gerektiren neden ya da nedenler.
i. (Ar. esbāb “sebepler” ve mūcibe “gerektirici şey” ile esbāb-ı mūcibe) Gerektirici sebep, gerekçe: Halîfe tarafından esbâbımûcibesi sorulmuş.
Esbab kelimesi Osmanlıca dilinde, bir işe sebep olma olarak kullanılıyor. Esbab eski Türkçe dilinde “sebep” anlamındadır.
Tefsir ilminin âyet veya sûrelerin iniş sebeplerini araştıran dalı. Kur'ân-ı Kerîm âyetlerini açıklamayı ve yorumlamayı ifade eden terim; Kur'an âyetlerini yorumlama ilmi ve bu alandaki eserlerin ortak adı. Kur'ân-ı Kerîm'le ilgili ilimler anlamında bir tabir; bu ilimlere dair yazılan eserlerin ortak adı.
Erüşte - Evlerde yapılan makarna. Esbap - Çamaşır.
İnsanlara ait ihtiyarî fiillerin ilâhî irade ve kudretin zorlayıcı tesiriyle meydana geldiğini savunan grupların ortak adı.