Bütün medih türlerini içeren, sevgi ve tâzimle Allah'a yönelen övgü ve şükür anlamında bir terim.
Zemmin zıddıdır. Bu durumda Hamîd “bütün iyilik ve güzelliklerle övülen, sayısız lütuf ve nimetlerine şükredilen” demektir. Şükür ve methin tüm unsurlarını bir araya toplayan “hamd” mastarının taşıdığı bu geniş anlamı Türkçede tam karşılayacak bir kelime bulunmamaktadır. Hamîd, övgüye değer olduğu için övülür.
Hamit ismi, Arapça kökenli bir erkek ismi olup "övülmüş, methedilmiş" anlamına gelir. Özellikle övülmeye değer nitelikleri olan bir kimseyi tanımlamak için kullanılır.
Ḥāmed ( Arapça : حَامِد ḥāmid ) aynı zamanda Haamed , Hamid veya Hamed olarak da yazılır ve Türkçe'de Hamit ; "öven" veya "övücü" anlamına gelir.
Ḥāmed ( Arapça : حَامِد ḥāmid ) aynı zamanda Haamed , Hamid veya Hamed olarak da yazılır ve Türkçe'de Hamit ; "öven" veya "övücü" anlamına gelir.
Ḥāmed ( Arapça : حَامِد ḥāmid ) aynı zamanda Haamed , Hamid veya Hamed olarak da yazılır ve Türkçe'de Hamit ; "öven" veya "övücü" anlamına gelir.
Abdülhamid Han'ın halkın şikayetlerini dinlediği bir sırada içeri giren esnaf, rüyasında Peygamber Efendimiz'i gördüğünü ve “Hamid'imize söyle” dediğini anlatınca Abdülhamid Han ayağa kalktı ve defalarca “Hamid'imiz” sözünü söyletti, her defasında bir kese altın verdi.
Abdülhamit ya da Abdülhamid, Arapça kökenli bir erkek ismidir. Kelime anlamı Hamîd'in Kulu demektir.
Ahmed, hamd kökünden ism-i tafdîl olup “herkesten daha çok öven (hamdeden) ve herkesten daha çok övülen” anlamlarına gelir.
“Hamd” ve “medh” kelimeleri, “şükür” kelimesinin eş anlamlısı olup her üçü de esas itibarı ile övme ve yüceltme anlamını ifade ederler. Hamd ve şükür kelimeleri birbirinin yerine kullanılır. Ancak aralarında az da olsa anlam farkı vardır. Hamd, isteyerek yapılan bir iyiliğe karşı, iyilik yapana teşekkür ve övgüdür.
Hamit ismi, İslam dininin en önemli kavramlarından biri olan "hamd" sözcüğünden türetilmiştir. Allah'ın 99 isminden biri olan Hamd, her türlü övgüyü ve şükrü hak eden yüce varlık manasına gelir.
El-Hamîd - اَلحَْمْی د جل جلاله (Övülen): Dıştan bir sebep olmaksızın zâtıyla övgüye lâyık bulunan. O, her bakımdan övgüye ve teşekküre lâyık olandır.