Allah Teâlâ bir halîfe yaratacağını söylediğinde melekler âdeta kendilerinin buna daha lâyık olduklarını sezdirmeye çalışarak: “Halbuki biz seni övgüyle tesbih ve takdîs ediyoruz” (Bakara 2/30) derler. › Melekler, insanın yaratılış hikmetinin ne olduğunu öğrenmek istemişlerdir.
Allah, Hz. Âdem Aleyhisselâma bütün isimleri öğretti. Sonra eşyayı meleklere gösterip: “- Eğer (her şeyin iç yüzünü bilen) sâdıklarsanız bunların isimlerini bana haber verin.” buyurdu. Ve Allah, Âdeme (insanoğluna) bütün isimleri (her şeyin mahiyet ve ismini veya her şeyin öz hakikati olan Allah'ın isimlerini) öğretti.
Sûrede başta iman esasları olmak üzere insanın yaratılışı, kıblenin değişmesi, namaz, oruç, hac, sadaka, boşanma, nesep, nafaka, borçların kaydedilmesi gibi pek çok konuya yer verilmiştir. Bunlar doğrudan doğruya veya dolaylı olarak dini ve dindarlığı ilgilendiren meselelerdir.
Ayeti kerimeden anlaşıldığına göre insan da yeryüzünde Allah`ın halifesi olarak yaratılması dolayısıyla O`nun ilahi hükümlerini uygulama, emirlerini aynen yerine getirme yükümlülüğünü üzerinde taşımaktadır. Hani Rabbin, Meleklere: 'Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti.
Demek ki, melekler normal insan gözü ile görülemeyen, âlem-i melekût cihetinde görülen bir yazıyı okuyarak bu bilgiye ulaştılar. Burada meleklerin insanların kan döküp fesat çıkaracağını nasıl bildiklerine dair üç görüş ifade edilmiş: 1- Melekler Allah'ın onlara bildirmesi ile bildiler.
Yunus suresi 13 ayeti anlamı - okunuşu
Gerçek şu ki, sizden önce gelip geçen nice nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde haksızlık ve zulümden vazgeçmedikleri ve artık imana gelme ihtimali kalmadığı için helâk ettik. Günahlara batmış inkarcı suçluları işte biz böyle cezalandırırız.
Meleklerin, verdikleri cevaplarından Allah'ın “Ben sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” (Bakara 2/30) sözünün mânasını kavradıklarını anlıyoruz. Bu sebeple Rabbimiz: “Size, «Göklerin ve yerin gaybını ben bilirim; ayrıca sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilirim» dememiş miydim?” (Bakara 2/33) buyurmuştur.
Biz Âdem'e: "Ey Âdem, sen ve eşin Cennet'te oturun. Orada Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihinizi isabetli kullanarak istediğiniz zaman her yerde bol bol Cennet nimetlerinden yeyin. Sadece şu bitkiye yaklaşmayın.
Allah'ın meleklerine Hz. Âdem'e secde etmelerini emrettiği bu ayet, insanlığın yaratılışına, meleklerin itaatine ve İblîs'in kibirli isyanına dair derin dersler içermektedir.
Musa, Sina Dağı'na çıkmış ve orada bir süre kalmıştı. İsrailoğulları da bu esnada Sâmirî'nin yaptığı altından bir buzağıya tapmaya başlamışlardı. Bakara Suresi, Musa'nın, peygamberliğiyle İsrailoğullarının tabiatına işlemiş olan ineğe tapma inancını kesip öldürdüğünü, bir sığırın boğazlanması hadisesiyle anlatmıştır.