Arapça s-k-n harfleri; mesken, meskun, sükun, sekine, sükunet kelimelerini oluşturmuş. Yani bu kelimelerin kökü aynı. 'Ev' anlamına gelen mesken kelimesi, 'yurt' anlamına gelen meskun kelimesi 'huzur ve esenlik' anlamları taşıyan sükun, sekine, sükunet kelimeleriyle birbirine bağlı.
Sözlükte “dinmek, durmak; kımıldamamak; ruhî rahatlık, huzur, sakinlik” gibi anlamlara gelen sükûn Arap gramerinde ve tecvid ilminde bir harfin harekesizlik halini ifade eder; sükûn halindeki harfe sâkin denir. Sâkin harfin üzerine okumada kolaylık sağlamak için cezm denilen küçük yuvarlak bir işaret ( ْ ) konur.
Sakinlik, durgunluk ya da hareketsizlik sükunet kelimesi ile ifade edilir. Aynı zamanda rahat ve huzur gibi anlamlar üzerinden ele alındığını söylemek mümkün. Sükun kelimesi hakkında merak edilen tüm detaylar. Genel olarak durgunluk, dinginlik ya da erinç gibi anlamlar doğrultusunda sükun kelimesi kullanılır.
Tabiat alanındaki oluş ve bozuluşu ifade eden felsefe terimi. Yaratılış, seciye, bir varlığın aslî yapısı, maddî dünya anlamında bir terim.
Sükun (Cezim)(ــْـ): Harfin üstüne konan, yuvarlak, küçük bir şekildir ve harfi, yönsüz olarak yalın bir şekilde okutur. Her harfin cezimli durumunu tanıyabilmek için, öncesine sırayla,üstün,esreveötrelibir Hemze getirerek okuyalım.
Sükûn-i ârız bir kelimenin son harfinin üzerinde vakfedince (durunca) ortaya çıkan, vasledince (ardından gelen kelimeye bağlanınca) ortadan kalkan sükûndur.
Ders 12: Cezm (Sükun); Bugüne kadar gördüğümüz derslerimizde harfleri hep bağımsız okumuştuk. Yani harfler arasında bir ilinti, bağlantı kurmamıştık. Cezm, iki harfi birbirine bağlamak, iki harfi ses olarak birleştirmek... İşte bu işlevi gören harekeye de biz "cezm" veya "sükun" diyoruz.
3. İstenen veya özlenen bir duruma, belli bir merhaleye ulaşmak, kavuşmak, nâil olmak: “Sükûna ermek.” “Rahata ermek.” “Huzûra ermek.” “Lutfa ermek.” “Kemâle ermek.” “Zevkine ermek.” “Murâdına ermek.” Sa'y ile visâle eremez / Bulur Mevlâ'sını murad eyleyen (Âşık Ömer). Asıl güzel olan şey de sağlam bir sınıf şuûruna ...
1. durma, hareketsiz kalma, durgunluk. 2. gürültü ve patırtıdan uzak olma, sessizlik. 3. rahat, iç huzûru. 4. dinme, kesilme, yatışma.
Diğer bir deyişle ona göre sükûn-ı nefs, bilende, bildiği şeyin gerçekte tam olarak öyle olduğuna dair oluşan bir tatmindir.