Sözlükte, “devamlı ikamet edilen yer, bir şeyin merkezi ve ortası, bir cevher veya madenin aslı, yatağı” mânalarına gelir. Tevrat'ta Hz. Âdem'in yaratıldıktan sonra içine konulduğu bahçeden Aden (İbrânîce Eden) diye bahsedilir (bk. Tekvîn, 2/8, 15).
Aden ismi Kur'an-ı Kerim'de (Hud Suresi 60. Ayet ve Necm Suresi 50. Ayet) geçmektedir ve Aden ismini koymak caizdir. ADEN İSMİNDE KAÇ KİŞİ VAR? Türkiye'de Aden ismini kullanan 1.536 kişi bulunmaktadır. İstanbul'da Aden ismini kullanan 411 kişi bulunmaktadır.
Aden ismi, anlam olarak; "cennet bahçesi" anlamına gelir. Ayrıca, terimsel anlamına göre, biyolojik açıdan; salgı yapan organ ve bez anlamında kullanılmaktadır. Aden, bunların yanında, Yemen'deki bir liman şehrinin de adıdır. Aden isminin kökeni, Arapçadır.
Aden hem tarihi hem de anlamı ile beraber İslami açıdan da önemli isimlerden biridir. Kız çocuklar için kullanılan güzel bir addır. Bu ismin anlamı ise 'cennet bahçesi' olarak geçer.
Aden Necm ve Hud surelerinde geçen Aden kız ismi olarak kullanılmaktadır. Allah'ın yasaklığı kavimlerden birinin ismidir.
Ecre: Ödül anlamına gelir. Ecrin: Hem sevap hem de Allah'ın hediyesi demektir. Ecmel: En güzel, en yakışıklı demektir.
Aden ismi son dönemin popüler olan ve tercih edilen bir isimdir. Aden kız bebeklere verilen bir isimdir. Aden isminin kökeni Arapçadır. "Aden ne demek?" sorusu için şu cevabı verebiliriz: Aden anlam olarak “cennet bahçesi” anlamına gelmektedir.
Aden Bahçesi (İbranice: גַּן עֵדֶן Gan Eden, Arapça: جنة عدن Jannat 'Adn), Kitâb-ı Mukaddes'te Adem ile Havva'nın yaşadığı cennet bahçesidir. Eden'in Orta Doğu'da bir yerde olduğu düşünülmektedir. Aden sözcüğü zevk anlamına geldiğinden Zevk Bahçesi olarak da adlandırılabilir.
Tevrat'ta Hz. Âdem'in yaratıldıktan sonra içine konulduğu bahçeden Aden (İbrânîce Eden) diye bahsedilir (bk. Tekvîn, 2/8, 15). Yapılan tasvirlerde Aden'in “Allah'ın bahçesi” olduğu, burada dört kola ayrılan bir nehrin aktığı, görünümü güzel çam ve çınar ağaçlarının, meyvesi tatlı bitkilerin bulunduğu anlatılır (bk.
Semavî kitaplara göre ilk insan ve ilk peygamber. Allah'tan vahiy yoluyla aldığı bilgileri ve emirleri tebliğ etmek, muhataplarını hak dine çağırmakla görevlendirilen yüksek vasıflı kimse.