Adem-i merkeziyet, bir devlette idari yapının kuruluş ve işleyişi ile ilgili bir uygulama tarzı olup merkez teşkilatına bağlı olmayan yerinden yönetim birimlerinin bağımsız karar almasını mümkün kılan bir alt idare şeklidir.
Özellikle planlama ve karar alma ile ilgili faaliyetlerin bir merkezden dağıtıldığı veya devredildiği süreçtir. Yetki, grup veya içindeki daha küçük gruplara verilir. Adem-i Merkeziyet kelimesi, Arapça "merkezin yokluğu" anlamına gelir.
Adem-i kabul, mâna itibariyle kabul etmeme, “iman hakikatlarına karşı lâkayt kalmak, gerçekleri, fikir yormaksızın inkâr etmektir. Kabul-i adem ise, yokluğu hiçliği, kabul etme mânasında yani “Gerçek olmayan bir fikri kabul etmek, hakikatin zıddına inanmak ve bunu dâvâ etmek”tir.
Osmanlıca Sözlük Pamukkale Üniversitesi
§ Memur, uşak, hizmetkâr. § Mensup, taraftar. n. Man. Âdem İlk insan, ilk peygamber.
Adem-i merkeziyetçilik, merkezi (yani ulusal) hükümetin, bunların gerektirdiği tüm idari, politik ve ekonomik niteliklerle birlikte, merkezden bağımsız ve yasal olarak egemen olan yerel hükümetlere yetki devri olarak anlaşılacaktır.
Adem-i merkeziyet, bir devlette idari yapının kuruluş ve işleyişi ile ilgili bir uygulama tarzı olup merkez teşkilatına bağlı olmayan yerinden yönetim birimlerinin bağımsız karar almasını mümkün kılan bir alt idare şeklidir.
Ademi merkeziyetçilik, bir organizasyonun veya sistemlerin merkezi bir otorite tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmesi yerine, daha fazla yerel karar verme yetkisinin ve özerkliğin yerel veya alt birimlere verildiği bir yönetim yaklaşımını tanımlar.
Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir. Genellikle, üzerinde yerleşim yeri bulunmayan, ekilebilen ya da boş toprak.
Başkasına ait bir maldan yararlanma, başkasına ait bir malı kullanma hakkı.
Fizikî yönden Âdem (a.s. )'e benzemekle birlikte, fikrî yönden şeytana uyanlar da şeytan gibi kötülüklere yönelenlerdir. Dolayısıyla “Âdem gibi adam olmak” demek edepli, ahlaklı, terbiyeli, temiz, inançlı, bilinçli, iyi bir insan demektir.