Rekât (Ar. Arapça: رَكْعَةٌ), İslâm dinindeki namazı oluşturan kıyam, rükû ve iki secdeyi kapsayan kısımlardan her biridir. Rekât, Arapça rukû, yani ayakta öne eğilme kelimesinden türer. Namaz, genellikle iki ilâ dört rekâttan meydana gelir.
Secdeden kalkarken; önce baş, sonra eller, daha sonra eller dizler üzerine konularak, dizler yerden kaldırılır. İftitah tekbirinden itibaren buraya kadar yapılanlara "bir rek'at" denir. "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-âlâ" denilir.
Teheccüd namazı, yatsı namazı ile fecir arasında kılınan gece namazıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Her kim geceleyin uyanır, ailesini de uyandırır ve iki rek'at namaz kılarlarsa, Allah'ı çok zikreden erkekler ile kadınlardan yazılır.”
Hata ile veya unutarak yanlış okunması hâlinde ise; a) Yanlışlık kelimelerin harekelerinde ise manada bir değişiklik olsa da namaz bozulmaz. b) Yanlışlık durak yerlerinde yapılırsa; yani durulacak yerde geçilip geçilecek yerde durulursa, manasında değişiklik olup olmadığına bakılmaksızın namaz bozulmaz.
Hâcet namazı dört veya iki rek'at olarak kılınabilir. On iki rek'at kılınabileceği şeklinde de rivâyet vardır. Bu namazı dört rek'at kılacak olan kişi, birinci rek'atında Fâtiha sûresinden sonra üç defa Âyetü'l-kürsî, diğer üç rek'atında da birer Fâtiha ile birer İhlas, Felak ve Nâs sûrelerini okur.
Rükûdan kalkarken "Semi'Allahü limen hamideh" demek, imama ve yalnız kılana sünnettir. Cemaat bunu söylemez. Bunun arkasından, yalnız kılan ve cemaat, hemen "Rabbenâ lekel-hamd" der ve dik durulur ve "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.
Namazın en önemli rükünlerinden biri olan secdenin her rek'atta rükûdan doğrulduktan sonra iki defa yapılması farzdır.
Besmele çekilir, Fatiha suresi ve Zammı sureleri okunarak namaz kılınır. Ardından rüku'ya ve secde'ye gidilir. Namazın sonunda tahhiyat'a oturularak Ettahiyyatu ve Allahumme salli, Allahumme barik ve Rabbena duaları okunur. Son olarak, "Es selamu aleyküm ve rahmetullah" diyerek sağ ve sonra sol tarafa selam verilir.
Namazda bir miktar Kur'ân okumak farzdır. Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre bu miktar, en az üç kısa âyet veya bu miktarda bir sûre olmalıdır. Özellikle Fâtiha sûresinin okunması vaciptir. Dolayısıyla namazda Fâtiha sûresi okunmakla, hem farz kıraat hem de vacip yerine getirilmiş olur.
Pek çok kişi namaz kılarken secdede ne söylenir diye merak etmektedir. Secde etmek Allah'ın karşısında eğilmek anlamını taşımaktadır. Secde esnasında kişilerin alın kısmı, burnu, ayakları, elleri, burun kısmı ve dizi yere değmektedir. Kişiler bu şekilde secdeye giderken "sübhane rabbiye'l ala" demektedir.