G Genel olarak müzeleri; arkeoloji, etnografya, tarih, bilim-teknik, askeri, güzel sanatlar ve açık hava müzeleri gibi türlere ayırmak mümkündür. G Ülkemizde çeşitli kurumlara bağlı olarak faaliyetlerini devam ettiren müzeler bulunmaktadır.
Devlet müzeleri, yerel yönetim müzeleri, üniversite müzeleri, askeri müzeler, bağımsız ya da özel müzeler, ticari kuruluş müzeleri olarak gruplanır. Müzeler, hizmet ettikleri bölgeye göre ulusal, bölgesel ve yerel müzeler olarak adlandırılır.
Tarihi eserleri tespit eden, bilimsel yöntemlere açığa çıkaran, inceleyen, değerlendiren, koruyan, tanıtan, sergileyen, eğitim programları aracılığıyla tarihi eserler konusunda halkı bilinçlendirerek toplumun kültür düzeyini yükseltmeyi amaçlayan eğitim, bilim ve sanat kurumlarıdır.
TÜİK Kurumsal. Müze sayısı 2022 yılında 2021 yılına göre %6,4 artarak 552 oldu. Müzelerin 211 tanesi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 341 tanesi ise özel müze kategorisinde yer aldı. Ören yeri sayısı 144 oldu.
Genel olarak arkeoloji müzeleri, bir toplumun etnograflk kültürlerine ait eserleri kapsayan müzelerdir. Etnografya müzeleri, kendi yöresi dışındaki yakın çevre kültürlerinin etnografik ürünlerini de toplayabilir. Ayrıca buna bağlı olarak bulunduğu çevre ile yakın çevresi arasında kültürel iletişimi sağlayabilir.
Listenin ilk sırasında, elbette Louvre Müzesi yer alıyor. Müze olmadan önce Fransız krallarının iki yüzyıl boyunca ikamet ettiği bir kale olan Louvre, mimar I.M.
taksonomisine göre sanal müzeler; “broşür sanal müzeler, içeriksel sanal müzeler, eğitsel sanal müzeler ve sanal müzeler olarak dörde ayrılmıştır” (Shweibenz, 2004, s. 3).
Kültürel ve/veya tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlere müze denir. Müzeler, toplumların hafızalarıdır, yer altı-yerüstü zenginlikleri sergilemek için kurulmuş yapılardır.
Müzeler; sanatsal, teknik, bilimsel, tarihi veya arkeolojik materyal bulunduran, içerisine hayvanat ve botanik bahçelerinin dahil olduğu kültür kurumlarıdır. Müze, somut ve somut olmayan mirası araştıran, bir araya getiren, koruyan, yorumlayan ve sergileyen, kâr amacı gütmeden topluma hizmet eden kalıcı bir kurumdur.
Mecma-ı Asar-ı Atika koleksiyonu Sadrazam Ali Paşa döneminde düzenlenmiş ve 1869 yılında dönemin Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından Müze-i Hûmayun (İmparatorluk Müzesi) adıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk müzesi kurulmuştur.