Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
Bin dereden su getirmek deyimi sıklıkla ne yapılırsa yapılsın ne vaat edilirse edilsin fayda etmeyeceğini, işe yaramayacağını anlatmak amacı ile söylenilen bir deyimdir. Olumsuz olarak çok dolambaçlı gerekçeler öne sürmek, oyalamak için türlü nedenler göstermek anlamına gelen bir deyim olarak kullanılmaktadır.
Bin dereden su getirmek DEYİMİ AÇIKLAMASI
Birini kandırmak için bir yığın gerekçe ileri sürmek, aldatıcı sözler söylemek; kırk dereden su getirmek.
[1] baxban Olmuş bir işi bozmak. [2] Tamamlanmak üzere olan bir işi çeşitli sebepler öne sürerek bozmaya çalışmak.
Ancak birisi için adam çok gururlu, kendine laf söyletmez, inatçıdır anlamına gelecek bir biçimde, o burnundan kıl aldırtmaz denildiğinde söz öbeği artık deyim olmuştur.
Kırk dereden su getirmek DEYİMİ AÇIKLAMASI
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
(4) Göl alanı maksimum su kotu içinde kalan arazilerde tarım yapmak, tarımsal sulama yapmak, hayvan otlatmak, göl ve göle su taşıyan derelerden su, toprak ve malzeme çekmek yasaktır.
"Çantada keklik" deyimi, bir işin veya bir durumun çok kolay veya zahmetsiz bir şekilde gerçekleşeceğini, başarılı olmanın garantili olduğunu ifade eder. Bu deyim, bir şeyin elde edilmesinin veya başarılmasının çok kolay olduğunu belirtmek için kullanılır, genellikle olumlu bir durumu vurgular.
[1] Aynı konuyu tekrar tekrar anlatarak dinleyeni bıktırmak, sıkıcı tat vermeye başlamak.
bilmeden yersiz bir davranışta bulunmak veya başkasını incitecek söz söylemek, pot kırmak, çam devirmek: Birden yaptığı gafı anlayıp suspus oldu.