Kameralizm, ülkenin güçlenmesi, yönetilmesi ve devletin amaçları için, devlet eliyle yaratılan bir sistemdir. Sistemin esası, ulusal hükümet tarafından sadece paranın kontrolünü değil, ticaret dengesi, korumacı ve düzenleyici yasalar ile toplumun ve devletin dönüşümünü içermektedir.
17. Yüzyıldan itibaren Almanya'da ve Avusturya'da Merkantilizmi ana çizgileri ile benimsemiş, devletin iktisadî rolüne büyük önem vermiş ve vergi sistemleri üzerinde tahliller yapmış bir iktisatçılar grubudur. Kamera, oda demektir. Bu sözcük, o tarihlerde kral hazinesi anlamına kullanılmaktaydı.
Kameralizm ya da Kameral Bilim (Kameralwissenschaft) Alman merkantilizmi olarak yanlış bilinen Almanca konuşulan bölgelerdeki yönetim bilgisinin bütünüdür. Almanca konuşulan topraklarda 15. yüzyıldan itibaren Kameral Bilim ya da Kameral Bilimler adı altında gelişmeye başlamıştır.
1. Kolbertizm (Fransa'da): Merkantilizmin en önemli savunucusu olan Fransız iktisatçı ve hukukçu Jean-Baptiste Colbert'in adından dolayı bu isim verilmiştir. Sanayileşmenin devlet eliyle desteklenmesi savunulur.
Tahsis etkinliği, kaynakların en yüksek değeri elde edecek şekilde kullanımını ifade ederken; üretim etkinliği, üretimin minimum maliyette gerçekleştirilmesidir. Ekonomi, üretimde kullanılan girdilere ödenen fiyatın (maliyet), bu girdiler ile üretilen çıktı fiyatına (gelir) eşit olması halinde dengededir.
Makro iktisat, hane halkının tüketim ve tasarruf kararlarından, firmalarım üretim ve yatırım eylemlerinden, devletin düzenleyici faaliyetlerinden, dış ticaret ile oluşan uluslar arası iktisadi değiş tokuştan ortaya çıkan toplu iktisadi değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi inceler.
Bu artış, marjinal ithalat eğilimine bağlı olarak ithalatımızı artırırken, diğer ülkelerin geliri de artacak, bu ise yine diğer ülkelerin ithalatını ve bizim ihracatımızı artırarak, bizim mallarımıza yönelik talebi ve gelirimizi artıracaktır. Bu süreç böylece sürecektir, ki bu mekanizmaya “dış yansıma” denir.
16. ve 18. yüzyıllar arasında devletlerin ekonomik ve siyasal gücünü artırmak için ülke içindeki altın ve gümüş miktarını çoğaltmayı temel ilke olarak belirleyen düşünceler bütünü ve bunların Kıta Avrupası ve İngiltere'deki uygulamalarını ifade etmektedir.
Ülkelerin serveti topraktan çok insan emeğine bağlıdır. Emek, ülkelerin zenginliğini arttıran temel etkendir. Emek özellikle iş bölümünde aktif rol oynar. Gelişmiş ülkelerde emeğin sermaye birikimini sağlamada önemli bir katkısı olmuştur.
Bu akım, özellikle de 1450-1750 yılları arasında ekonomik alanda geçerli olan bir düşünce akımıdır. Merkantalin kelime anlamı, ticaretçiliktir. Batı Avrupa'da görülen bu düşünce akımı ilk defa Adam Smith tarafından kullanılır. Merkantalizm, korumacı ve mücadeleci bir devlet anlayışını savunur.