bâ ve “mîm” dışındaki harflerin önüne sessiz bir pandomim konulduğunda nota ile okunur ve “İzhar-ı efevi” olarak adlandırılır (mesela مْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ ، لَكُمْ دِينُكُمْ). Hem sakin nûn hem de sakin "mîm" için açıklamalar kullanılırken bunların hunnaları verilir.
İzhâr harflerinden ه- ء- ع- ح üzerinde izhâr yapmanın gerekliliği hususunda bütün Kıraat imamları ittifak ettiğinden bu dört izhâr harfinde izhâr yapmanın hükmü vaciptir.
Tenvin veya Cezimli Nun'dan sonra Elif, Ha, Hı, Ayın, Gayın, He bu altı harften biri gelirse harfler aynen yazıldığı gibi değişikliğe uğramadan okunur. İzhar, iki harfi olduğu gibi okumak demektir. Her iki harf açık ve net bir şekilde, peş peşe yani seslere ara vermeden okunmalıdır.
İhfa, tenvin veya sakin nun'dan sonra ihfaya sebep olacak harflerden biri geldiğinde sakin nun veya tenvindekinun sesinin genizde akıtarak okunmasına verilen addır. İzhar da ihfanın tam tersidir. Yani tenvin veya sakin nun'dan sonra izhara sebep olacak harflerden biri geldiğinde gerçekleşir.
Harf-i ta'rif olan “lâm”dan sonra kamerî harflerden (أ، ب، ج، ح، خ، ع، غ، ف، ق، ك، م، و، هـ، ي) biri bulunduğunda bu lâm da izhar edilir ve izharın bu türüne “izhâr-ı kameriyye” adı verilir (المؤمن، الحمد، القمر gibi).
İzhar Harfleri Nelerdir? Sakin nun ya da tenvin sonrasında أ، ح، خ، ع، غ، هـ harflerinin gelmesi durumunda sakin nun ya da tenvin önünde idgam, ihfa ya da iklab yapılmadan izharla okuma yapılması gerekmektedir.
Tenvin veya sâkin “nûn”dan sonra ت، ث، ج، د، ذ، ز، س، ش، ص، ض، ط، ظ، ف، ق، ك harflerinden birinin bulunması durumunda uygulanan bu ihfâ dil ihfâsı olup tenvin veya sâkin nûn okunurken dil “nûn”un zâtî mahrecinden ayrılarak gunne ile icrâ edilir: فَتْحٌ قَرِيبٌ، مَنْ شَكَرَ، أَنْزَلَ gibi.
Sözlükte “genizden konuşmak, inlemek” anlamına gelen gann (gunne) kökünden isim olup kıraat ve tecvid ilimlerinde “genizden gelen ses” olarak tarif edilir (Mekkî b. Ebû Tâlib, er-Riʿâye, s. 240).
Sümeyye Turan | Cezimli nun ya da Tenvinden sonra 4 harf (mim,nun,vav,ye) gelirse İdgamı Meal Gunne olur.
"و" (vav) harfi, dudak uçları açık kalacak şekilde, dudakların ileri uzatılarak kapanmasıyla çıkar. İnce okunur. "ه" (ha) harfi, boğazın göğse bitişik olan en alt kısmından çıkar. İnce okunur.
İdğam-ı Bila-Ğunne (Ğunnesiz İdğam)
Yani Nun okunmaz, Lâm veya Ra şeddeli okunur. Bu durumda ğunne yapılmaz, ses tutulmaz. Türkçede “On Lira” için “OLLira” okunması gibidir. Bu kuralı لَرَ (lara -şeddeli-) kelimeleriyle aklımızda tutabiliriz.
Kalb kökünden türeyen ve sözlükte “döndürmek, çevirmek, altını üstüne getirmek” anlamlarına gelen iklâb, tecvid terimi olarak bâ (ب) harfinin önünde bulunan sâkin nûn veya tenvinin idgam yapılmaksızın “mîm”e dönüşmesini ifade eder.