Asr-ı saâdet'ten sonra ortaya çıkan, şer'î bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar hakkında kullanılan bir terim. Din adına tebliğ ettiği konularda peygamberi tasdik etmemek, onaylamamak anlamında bir terim.
Allah'ın insanlar için koyduğu sınırları yani ilkeleri, kuralları, emir ve yasakları ihlal etmek demektir. Türkçe'de bu kavram aşırı gitmek anlamında kullanılmaktadır. Kur'ân'da haddi aşmak, "i'tedâ" kavramı ile ifâde edilmiştir. Haddi aşanlara "mu'tedî" denilmiştir.
Dinde ölçü önem sırasına göre haramlardan kaçmak, farzları, vacipleri yapmak ve sünnetleri gücümüzün yettiği kadar uymaya çalışmaktır. Farz ve vacipleri ihmal ederek, haramlardan sakınmayarak nafile ibadetlere yoğunlaşmak dinde aşırıya gitmek demektir.
Yunancadan türeyen kelime, Alman- cada Übertreibung, İtalyancada ise iperbole olarak karşımıza çıkıyor. Bir terim olarak mübalağa edebî dilimizde, sözün etkisini artırmak için, tas- vir olunan/ anlatılan herhangi bir şeyi, olduğundan çok farklı göstermek/ anlatmak anlamında kullanılıyor (Karataş 2011: 411).
Ahşap işlemeciliği en eski el sanatlarından biridir. Bu gelenek dahilindeki ana işkolu marangozluk olmakla birlikte, bunun yanısıra bastonculuk, beşikçilik, dülgerlik, kaşıkçılık, kündekâri işlemeciliği, oymacılık, sandıkçılık, sedefçilik ve semercilik gibi yan kollar da bulunmaktadır.
4- Duâda tahakküm etmek, yani küstah ifadeler kullanmak haddi aşmak olur. 5- Duâsının kabul edilmeyeceği zannına kapılıp, ümidi kesmek ve duâyı bırakmak, haddi aşmak olur. Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Allah'a duâ eden herkese Allah icabet eder.
Gerçekliğini ve etkinliğini daima koruyan dosdoğru din anlamında bir tabir. Kişinin her türlü aşırılıktan sakınarak doğruluk üzere bulunması anlamında ahlâk ve tasavvuf terimi. Duygu, düşünce, ahlâk ve davranışlardaki denge anlamında bir terim. Dünya ve âhiret mutluluğunu sağlayacak yolu gösterme anlamında bir terim.
Sözlükte “hızlı koşmak, sınırı aşmak, tecavüz etmek” anlamındaki adv kökünden türeyen taaddî terim olarak, advin “hedefine ulaştığı halde hızını kesemeyen kimsenin daha ileri noktalara gitmesi” mânasından hareketle ölçüyü ve sınırı aşmayı, taşkınlık yapmayı, haklılık sınırını geçmeyi, başkalarına saldırmayı ifade eder.
Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre ayetin "Aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez." mealindeki bölümü hem haksız saldırıyı hem de başlanmış bir savaşta aşırı gitmeyi, gereksiz kan dökmeyi ve çevreye zarar vermeyi yasaklamaktadır.
Ahlâkî davranışlarda itidal noktasının altında kalan sapmalar için kullanılan terim. İnsanın iyilik yapmasını ve kötülükten uzak durmasını sağlayan ruhî yetenekler için kullanılan bir ahlâk terimi. Duygu, düşünce, ahlâk ve davranışlardaki denge anlamında bir terim.