Halifelerin en önemli görevi İslamiyeti yaymaktı. Kuran-ı Kerim'i ve Kuran-ı Kerim'in değiştirilmesine engellemek de onların görevlerinden birisiydi. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra yaşanan iç karışıklara rağmen İslamiyet yayılmaya devam etmiştir.
Halifelerin görevleri arasında İslâm'ın hükümlerini uygulamak, dini muhafaza etmek, Hz. Peygamber'in izini takip ederek din ve dünya işlerini idare etmek yer alır. Halifenin seçiminde etkin bir grubu ifade etmek için “Ehlü'l-hall ve'l-'akd (seçme ve azletme yetkilileri)” tabiri kullanılmıştır.
Muâviye'nin vefatından sonra halifelik tahtına oturan oğlu Muâviye b. Yezîd'in, kırk gün veya üç ay gibi kısa bir süre sonra yerine herhangi bir kim- seyi tayin etmeden görevden ayrılması ve hemen ardından gelen ani vefatı, Emevî devletinde ciddi bir siyasî krizin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
644 yılında Ebu Lülü adlı bir fars esiri tarafından öldürüldü.
Hazret-i Ömer (radıyallahü teâlâ anh), Peygamber efendimizin kayınpederidir. Hazret-i Ali'nin de damadıdır. Hayatta iken ismen Cennet ile müjdelenmiş on kişiden ikincisi olup, Hazret-i Ebu Bekir'den sonra eshab-ı kiramın en büyüğü, başka bir ifade ile, Peygamberlerden sonra insanların üstünlükte ikincisidir.
Muhammed'in, Ebû Bekir'in kızı Aişe ile hicret öncesinde Mekke'de evlenmesinden dolayı kayınpederidir. Halifeliği sırasında Kur'an'ı mushaf haline getirtmiştir. Sünni inanışına göre İslâm'a giren hür erkeklerin, Raşit Halifeler'in ve Aşere-i Mübeşşere'nin ilkidir.
İnsan, yeryüzünde Allah'ın halifesi olduğuna göre, bu nimetlerde Onun rızasına uygun olarak tasarruf etmek durumundadır. Hz. Âdem bir peygamber ve ilk halife olarak bu manayı yaşamış ve yeryüzünün hakkıyla halifesi olmuştur. Ancak, hilafet ona mahsus değildir, bütün insan nevine şamildir.
Hilâfet veya halifelik (Arapça: خلافة), İslam peygamberi Muhammed'in 632 yılındaki ölümünün ardından oluşturulan siyasi bir makamdı. Bu siyasi makamın başındaki kişilere halife (Arapça: خليفة) denirdi.
Sünni İslam'a göre Ali, dört halifenin sonuncusu, Şii İslam'a göre ise imamların ilki ve Muhammed'in hak vârisidir.
Bu sebeplerden dolayı, Mustafa Kemal Paşa 1924 yılında halifeliğin kaldırılmasına karar verdi, l Mart 1924 tarihinde yaptığı Türkiye Büyük Millet Meclisini açış konuşmasında, bu düşüncesini açıkladı. 3 Mart 1924'te TBMM'de kabul edilen bir kanunla halifelik kaldırıldı.