TAMAHKÂR. sıf. ve i. (Ar. ṭama' “tamah” ve Fars. -kār ekiyle ṭama'-kār'dan) Tamah eden, mal, para vb.ne aşırı derecede istek duyan kimse, aç gözlü.
Yine Türkçe Sözlük'teki biçimiyle tamah, 'açgözlü- lük' ve tamah etmek de 'aç gözlü davranmak; çok beğenip istemek' (Türkçe Söz- lük 2005: 1896) anlamlarındadır. Bu karşılıklara göre, 'açgözlülük, doymazlık ve aşırı hırs' gibi davranış biçimlerini tanımlayan tamah sözcüğünün menfi bir mana taşıdığı açıktır.
Tamah etmek, başkasının parasına ya da malına göz dikmek, elindeki ile yetinmemek anlamına gelir. Bu fiilin paraya tamah etmemek şeklinde kullanıldığını da görürsünüz. Paraya tamah etmemek, paraya tenezzül etmemek anlamına gelir. Aza tamah eden kelimesi de az ile yetinen kişiler için kullanılan bir sıfattır.
Şairlerin tezkirelerinde ve divanlarında, özellikle taşlama ve hiciv türündeki eserlerinde sıklıkla kullandığı tamah etmek kelimesinin ilk anlamı açgözlülüktür. Elindekilerin kıymetini bilmeyen, hiçbir şekilde ihtiyacı olmamasına rağmen her zaman daha fazlasını isteyen kişiler ise tamahkar olarak nitelendirilir.
Açgözlü anlamına gelir. Bu kelime genellikle tamahkar şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı tamahkar şeklinde olmalıdır.
Hırs kelimesiyle aynı kökten türeyen muhteris sözcüğü, dilimize Arapçadan geçmiştir. Bir şeyi isteme hususunda ifrata varan, aşırı tutkulu ve hırslı kişiler muhteris olarak nitelendirilir. Tıpkı hırs kelimesi gibi ihtiras kelimesi de bu sözcükle aynı kökten türemiştir.
Bununla beraber tam kelimesinin zıt anlamlıları; yarım, eksik, buçuk olarak belirtilmiştir.
[1] "Hırslı ve pinti insan her zaman zararlı çıkar." anlamında bir söz.
Tamahkâr kelimesinin kökeni Arapça dilidir. Tamahkâr kelimesinin Arapça dilindeki karşılığı ṭamaʿ + Farsça -kār şeklindedir.
Maskara kelimesi Türkçede değişik anlamları doğrultusunda kullanılır. İşte, merak edilenler. Temel anlamı üzerinden sevimli, güldürücü ve eğlendirici gibi yapılar doğrultusunda kullanılır. Daha doğrusu soytarı gibi davranan ve insanları güldüren kişiler için değerlendirilir.